25 Temmuz 2009 Cumartesi

Evdeki Malzemelerle Parfüm Yapma

1- Kayan Yıldız Parfümü

Malzemeler

3 yemek kaşığı votka veya etil alkol

10 damla sarı papatya yağı

2 su bardağı damıtılmış saf su

5 damla lavanta esansı

10-12 damla valerian (kediotu yağı)

Yapılışı
Tüm yağları koyu renkli bir şişenin içine koyup yavaşça sallayarak iyice karışmasını sağlayın. Bu karışımı 12 ile 15 saat arasında serin ve kuru bir yerde bekleterek kokuların birbiri içinde çözünmesini sağlayın. Parfümünüz hazır. Kullanmadan önce şişeyi çalkalamayı unutmayın.

2-Fısıldayan Yağmur Parfümü

Malzemeler

3 çorba kaşığı votka veya etil alkol

10 damla beğendiğiniz bir esans yağı (Yasemin yağı, Sümbül yağı, Vanilya yağı, vs.) veya bergamot yağı

2 su bardağı damıtılmış saf su

5 damla sandalağacı yağı

Yapılışı

Tüm yağları koyu renkli bir şişenin içine koyup yavaşça sallayarak iyice karışmasını sağlayın. Bu karışımı 12 ile 15 saat arasında serin ve kuru bir yerde bekleterek kokuların birbiri içinde çözünmesini sağlayın. Parfümünüz hazır. Kullanmadan önce şişeyi çalkalamayı unutmayın.

3-Macar Parfümü

Malzemeler

50 ml etil alkol

12 damla limon yağı

6 damla gül yağı

2 damla adaçayı yağı

15 damla biberiye yağı

2 damla nane yağı

2 damla lavanta yağı

Yapılışı

Tüm yağları koyu renkli bir şişenin içine koyup yavaşça sallayarak iyice karışmasını sağlayın. Bu karışımı 10 saat arasında serin ve kuru bir yerde bekleterek kokuların birbiri içinde çözünmesini sağlayın. Kullanmadan önce şişeyi çalkalamayı unutmayın. (Bu parfümü 1 ay boyunca kullanabilirsiniz.)
[ ... ]

11 Temmuz 2009 Cumartesi

Gebelikte Diş Bakımı

Günlük ağız ve diş bakımım kesintiye uğratılmamalıdır.
Hamilelik öncesi tam bir ağız muayenesinden geçerek optimal ağız hijyenine kavuşmalı ve bunu sürdürme alışkanlığını kazanmalıdır.
Çünkü plak birikimi, ve diş eti hastalıkları ile hamilelik sırasında oluşan hormonal değişiklikler arasında direkt ilişki vardır.
Hamilelik sırasında oluşan hormon artışı ağız mukozasını dış etkenlere karşı özellikle bakteri plaklarına karşı daha hassa yapar.
Günde en az iki kez diş fırçası ve diş ipi kullanarak etkili diş bakımı yapılarak plak birikimine engel olunmalıdır. (Bakınız, Diş Fırçalama)
Ağız gargaraları ya da ılık tuzlu su ile gargara yapılmalıdır. Özellikle ılık tuzlu su diş etlerini rahatlatır ve dişeti hassasiyetini azaltır.
[ ... ]

Yağlı Saclara Cozüm

Yağlı saç diye bir şey yoktur, aslında saçlı deri yağlıdır ve bu yağ saçları da yağlandırır. Düz saçlı kişilerde saçlı deriden salgılanan yağ gün içinde saçlara hızla yayılır, fakat çok kıvırcık saçlı kişilerde yağ saçlara doğru az yayılır. Daha çok düz saçlı olan Asya ırkında saçlar genellikle düz olduğundan yağlanma problemi daha sık iken, zencilerin saçları daha kıvırcık olduğundan çoğunlukla kurudur.

Yağlı saçlar nasıl tedavi edilmelidir?
Özellikle yağlı saç derisinin, sağlığını kazanması için kullanılacak şampuanın çok dikkatli seçilmesi gerekir. Yağlı saçı tedavi etmenin yolu saçlı derideki yağı uzaklaştırmaktır. Yağlı saçlar için kullanılan şampuanlar, yağı arıtmak için ağır surfaktanlar içerirler. Surfaktanlar yağı ve sudaki kiri uzaklaştırırlar.

Saçlar ne sıklıkla yıkanmalıdır?
Birçok kişi şampuanların saçlı deriyi değil saçları yıkadığını düşünmektedir. Aslında şampuanlar saçlı deriyi temizlemek ve saçın sağlığını korumak için üretilmişlerdir. Bu nedenle şampuan seçimi saçlı deriye göre yapılmalıdır.

Yağlı saçın çok sık yıkanması, aslında saç derisindeki yağ hücrelerinin daha fazla çalışmasına, bu da daha fazla yağlanmaya neden olabilir. Aşırı yağ salgısı olan saçlar bir günde, hatta birkaç saatte yağlanabilir. Ama kesinlikle saçlar günde bir den fazla yıkanmamalı, hatta yıkama sıklığı gün aşıya çekilmeye çalışılmalıdır. Saçlarınızı her gün yıkayacaksanız her gün kullanılan çok yumuşak bir şampuanla birlikte; haftada bir kullanmak üzere derin temizleyici özelliği olan bir şampuan kullanmalısınız.

Yağlı saçlar nasıl yıkanmalıdır?
Aşırı yağlı saçları yıkarken saçlar şampuanlanmadan önce saçlı deriyi iki kez yıkamak gerekebilir. Hastaya şampuanın köpürmeye başlamasının, saçlı derideki yağın uzaklaşması anlamına geldiği anlatılmalıdır. Bazen saçlı deri çok yağlı olduğunda, yağlar deriden uzaklaştırıldığı için köpürme olmayacaktır.

Saçı uzun olan bayanlar şampuanı saçlı derilerine saçlarını tepede toplamadan uygulamalı ve parmaklarla saçlı deriye masaj uygulanmalıdır.

Yağlı saçlar için nasıl şampuanlar kullanılmalıdır?
Saç bakım ürünlerinin saçı yağlandırmadan, saçın dokusunu geliştirip, kırılmasını ve derinin de kurumasını önlemesi, nemlendirici etki yaratması gerekir. Şampuan seçimi diğer önemli faktördür. Çeşitli saç tiplerine göre üretilen farklı şampuanlar vardır. Yağlı saçlar için olan şampuanlar az nemlendirici ve kuvvetli şampuanlar içerirler. Ürün seçerken, yağ, silikon, lanolin içermeyenleri tercih ediniz.

Saç kremi kullanılmalı mıdır?
Saç kremi ve içerisinde nemlendirici de bulunduran ikisi bir arada ürünleri yağlı saçlarda kullanmayınız. Zaten yağ en iyi koruyucudur. Saça sürülen nemlendiriciler, sadece deriden salgılanan yağın kolayca saçta yayılmasına neden olur. Eğer muhakkak saç kremi kullanılacaksa; yıkamadan sonra, çok hafif bir saç kremi sadece saç uçlarına kullanılabilir.
[ ... ]

İstenmeyen Tüyler

LightSheer, üçüncü ve en son jenerasyon diode lazer epilasyon cihazı olup, diode lazerlerin en gelişmiş modelidir. LightSheer’in gelişmiş bilgisayar sistemi sayesinde kişinin cilt rengine, kılın rengine kalınlığına ve yoğunluğuna bakılarak kişiye özel ayarlamalar yapılabilmekte; bu sayede cilde hasar vermeyecek ancak kıl kökü üzerinde maksimum tahribat yapacak en efektif dozlarla çalışılmaktadır. Böylece lazer epilasyon tedavisi esmer ve bronz tenliler de dahil olmak üzere yanık ve lekelenme riski olmadan güvenli bir şekilde uygulanmakta; ayrıca en kısa sürede etkin kalıcı sonuç elde edilmektedir…

Vücuttaki istenmeyen kılların lazer epilasyon (laser epilation, laser hair removal) yöntemi ile yok edilmesi dünyada yaklaşık 20 yıllık bir geçmişe sahiptir. Bu süre içinde ND Yag, Alexandraite ve Diode lazerler olmak üzere 3 farklı jenerasyon cihaz geliştirilmiştir. Cosmed Estetik Plastik Cerrahi ve Lazer Epilasyon Merkezi’nde kullanılan LightSheer en son jenerasyon Diode lazer sınıfının en gelişmiş modelidir. Cihazın gelişmiş teknolojisi sayesinde eski sistemlere oranla çok daha etkili, güvenli ve kalıcı sonuçlar sağlanmakta, seanslar mümkün olabilecek en kısa sürede tamamlanmakta ve uygulama sırasında duyulan rahatsızlıklar en aza indirgenmektedir.

Vücut tüyleri anajen, katajen ve telojen olarak adlandırılan üç gelişim evresinde bulunur. Her kıl bu evrelerden birbirinden bağımsız farklı zamanlarda geçmektedir. Lazer epilasyon sadece anajen (aktif) dönemdeki kılları etkiler. Bu nedenle tek seansta uygulanan bölgedeki tüm kılları yok etmek mümkün olmamaktadır. Tedavi süreci için (1-1,5 yıla yayılmış olarak) vücut bölgelerinde ortalama 5-6 seans; yüzde 7-8 seans denebilir.
[ ... ]

Ha Alkol Ha Yağ

İş çıkışı içilen soğuk bir bira, ailenizle birlikte gittiğiniz restoranda balığın yanında içtiğiniz bir kadeh rakı, haftasonu arkadaşlarınızla eğlenirken su gibi giden tekilalar, bir açılışta ayaküstü ikram edilen bir kadeh şarap, doğum gününüzde içtiğiniz votkalar...

Bu kadehler birleşince koca bir kalori yumağına dönüşür ve verdiği keyif bir yana dursun, göbeğimizde yağ olarak birikmeye başlar! Kalori alımı açısından alkol içmek ile yağ içmek arasında pek fark yoktur çünkü 1 gram alkolde 7 kalori, 1 gram yağda 9 kalori vardır.

İçkilerin alkol oranı arttıkça, kalorileri de artar. Birada yüzde 5 alkol varken, rakıda yüzde 40 alkol vardır ve rakının kalorisi biradan 5 kat daha fazladır! Eğer içtiğimiz içkilerin kalorisini bilirsek, bir dahaki sefere hem sarhoş olmadan önce bir kez daha düşünürüz, hem de birkaç saatlik keyfi daha sonra göbeğimizde bir anı olarak saklamak zorunda kalmayız...
[ ... ]

5 günde 3 kilo verin

Beslenme Sistemi
The LifeCo'nun diyetisyeni Emine Şahin'in hazırladığı beslenme programı beş gün boyunca ihtiyacımız olan tüm besinleri sağlıyor, yemekler ise Saf Restoran'dan veriliyor. Yemeklerin büyük kısmı organik çiğ besinlerden hazırlanıyor. Saf'ın yemekleri o kadar lezzetliydi ki benim için diyet, programın kolay kısmıydı. Salataların yoğunlukta olduğu programda ara öğünlerde Juice Bar'dan İhsan Bekler'in hazırladığı sebze suyu karışımları da bana göre çok lezzetliydi. Her gün ara öğünlerde içtiğim Green Bliss yeşil elma, salatalık ve çeşitli yeşilliklerin; Alkalize ise salatalık, limon, çeşitli yeşillikler ve kereviz sapının karışımıyla hazırlanıyordu. Bu ara öğünler sayesinde gün içinde hiç acıktığımı hissetmedim. Program, sabah erken saatte kahvaltıyla başlıyor. Tabii kahvaltı deyince 3-4 domates dilimi, 3-4 salatalık dilimi ve 3-4 zeytini kastediyorum. Çay ya da kahve kesinlikle içilmiyor. Yanında da iki adet Saf ekmek veriliyor. Saf ekmek de keten tohumu tozunun elma, havuç, soğan, maydonoz, kereviz sapı, domates ve kırmızı biberin çeşitli baharatlarla mikserden geçirilip fırınlanmasıyla yapılıyor. Bir başka günde kahvaltı için mönüde agave ve badem sütüyle hazırlanan meyveli müsli vardı. Agave, kaktüs ağacının işlenmemiş ham hali, tatlı görevini görüyor ama vücuda hiçbir zararı dokunmuyor. Badem sütü ise bademlerin bir gece suda kalmasından sonra alkali suyla çırpılması sonucu oluşuyor. Sonra tel süzgeçte süzülüyor ve ortaya besleyici, tadı muhteşem olan bir içecek çıkıyor. Akşam öğünlerinde de rokalı avokado gibi çeşitli salatalar veriliyor. Saf'ın özel sosuyla tat kazanan, Şef Nihat Güden'in hazırladığı salataları yedikten sonra karnımda hiç şişkinlik hissetmediğimi söylemeliyim. Tabii ki programda beslenmenin yanında bol su içmek de çok önemli. Hem The LifeCo'da hem de Sporium'daki Juice Bar'da alkali su içmek mümkün. Alkali su, suyun pH oranının bir makineyle artırılması sonucu oluşuyor. Bu su, yağ yakımını hızlandırıyor, oksijenin hücrelere ulaşmasını hızlandırıyor
Kaynak:cosmopolitan.com
[ ... ]

Dudak Makyajı

Dudak parlatıcılarını bir kenara bırakın. Cesur ve çekici kırmızı rujlar artık çok moda. Vahşi, yeni ısırılmış gibi duran görüntü tüm defilelerde yerini aldı ve denemeye değer bir güzellik saplantısı haline geldi. Max Factor’ün makyaj uzmanı Pat McGrath, bu yılın kırmızı için çok uygun olduğunu ve bu rengin sizi hem seksi hem de tehlikeli göstereceğini belirtiyor. Erkekler de bu renge bayılıyor. İlişki uzmanı Scott Kudia, şehvetli koyu kırmızı dudakların erkeklere, kadının en verimli çağında olduğu sinyallerini verdiğini ve bunun kadını inanılmaz çekici gösterdiğini söylüyor. Dikkat çeken dudaklarınız, erkek arkadaşınızı tahrik edebilir. Ancak dikkatli olmalısınız. Kırmızı dudaklarınızın onun yakasına veya dişlerinize yapışmasını istemezsiniz. Vereceğimiz tavsiyeleri dikkatle okursanız sade ve doğal renkleri bir kenara atıp daha yoğun tonlara bürünebilirsiniz.

1. Dudaklarınızı Hazırlayın
Yumuşak ve pürüzsüz dudaklar yoğun renkler için iyi bir tuvaldir. Pullanmayı ve kuruluğu önlemek için dudaklarınızı üç adımda hazır edebilirsiniz.
Öncelikle yoğun miktarda bir dudak kremi ile dudaklarınıza masaj yapın. Blistex Daily Lip Conditioner, hassas dudaklara günlük bakımını
kullanabilirsiniz Makyaj uzmanı Susan Giordano, kremin, yumuşatma etkisi ile çatlak dudaklarınızın arasındaki çizgileri dolduracağını belirtiyor. 30 saniye kadar masaj yapmak yeterli olacaktır. Bu, aynı zamanda kan dolaşımınızı harekete geçirerek dudaklarınızı en iyi şekilde ortaya çıkaracaktır.
Daha sonra kuru bir diş fırçasını veya ıslak bir havluyu dudaklarınıza sürterek ölü deri hücrelerinden kurtulabilirsiniz. Bir miktar şeker ile de dudaklarınızı parlatmanız mümkün (fazlalıkları dilinizle temizleyebilirsiniz). Şeker çabucak eridiği için narin cildinizi rahatsız etmeyecektir.
Rujunuzun akmasını engelleyecek kalıntıları temizlemek için bir kurutma kağıdı kullanarak veya yıkayarak üçüncü aşamaya geçebilirsiniz. Eğer dudaklarınızı hâlâ kuru veya çatlak hissediyorsanız ufak bir miktar nemlendirici kullanabilirsiniz. Clinique All About Lips, nem verici çizgi bakım kremini deneyin

2. Ruju Uygulayın
Şehvetli dudaklara sahip olmak için güzellik uzmanları, ruju direkt kullanmayı öneriyorlar. Diane von Furstenberg’in sonbahar defilesinde mankenlere seksi kırmızı renkler uygulayan makyaj uzmanı Matthew Nigara, parmaklarınızı veya bir dudak fırçasını kullanmanın bile ürünü dağıtacağını ve rengin hafif, silik gözükmesine neden olacağını belirtiyor. İşte diğer ipuçları:
Ruju, dudaklarınızın ortasından başlayıp kenarlara doğru ilerleyerek uygulayın. Palyaço gibi görünmemek için köşelerden uzak durun çünkü renk o kısımlara kendiliğinden geçecektir.
En iyi uygulama şekli için dudaklarınızı gevşek tutun: Büzüştürmek rujun her noktaya eşit olarak dağılmasını zorlaştırır.
Önce bir kat sürün ve fazlalıkları almak için bir kurutma kağıdı kullanın. Daha yoğun bir renk için bir kat daha sürün ve sonrasında dudaklarınızı birbirine yapıştırmaktan kaçının. LancÂÂartistik direktörü Ross Burton, bu hareketin rengin her tarafınıza bulaşıp yapışmasına sebep olacağını belirtiyor.

3. Rengi Sabitleyin
Rengin sabitlenmesini sağlamak için dudak kenarlarınızı renksiz bir dudak kalemi ile belirginleştirin Burton, bu yapışkan dokunun, renk pigmentlerinin istenmeyen yerlere taşmasını engelleyeceğini söylüyor. Renksiz olduğu için de dudağınızın etrafında bir iz bırakması mümkün değil.
Fazladan bir koruma için dudaklarınızın etrafına birkaç nokta kapatıcı sürebilirsiniz
Bir başka yaratıcı çözüm: Az miktarda aydınlatıcıyı alt dudağınızın ortasına uygulayın. Bu, dudaklarınıza ışıltı ve dolgun bir görünüm verir.
n Cildinizin diğer bölgelerine yaptığınız makyajı abartmayın. En fazla iki kat siyah maskara ile dudaklarınızı dengeleyin.

Baştan Çıkarma Sırrı
Psikologlar, kadınların ağızlarıyla yaptıkları her hareketin erkeklerin ilgisini çektiğini belirtiyor. Yani erkek arkadaşınızın önünde rujunuzu tazelemek onun ilgisini üzerinize çekmeniz için en iyi yol gibi görünüyor. Louisville Üniversitesi’nin iletişim departmanında psikolog olan Michael Cunningham, bir kadının dudaklarını büzmesinin onu daha kışkırtıcı ve gençlik dolu gösterdiğini böylelikle bir erkek açısından daha çekici hale geldiğini söylüyor. Etkiyi artırmak için uğraşmalısınız. Kudia, eğer bir kadın rujunu düzeltirken öylesine sürmek yerine bundan haz alıyor gibi gözüküyorsa bunun bir erkeğe bilinçaltında öpüşmek istiyormuş sinyalini verdiğini belirtiyor. Ancak bu işi bir prodüksiyon gibi göstermemelisiniz. Önemli olan bu işi seksi göstermek, gösteriş yapmak değil.

[ ... ]

Dolgun Dudaklar

Dolgun dudaklara sahip olmak bir çok kadının istiyeceği birşeydir , Hem güzellik açısından hemde seksi görünmek için dudaklarınızın güzel görünmesi çok önemlidir.

Ilk bakışta erkeğin dikkatini çekicek en önemli şey dudaklardır ,

Dolgun dudaklar içi kür şu şekilde yapılıyor , Öncelikle birazcık balı ve Birkaç damla zeytinyağını iyice karıştırdıktan sonra , dudaklarımıza diş fırçası ile uyguluyoruz.Evet yanlış duymadınız diş fırçası ile yaptığımız doğal maske yi dudaklarımıza uyguluyoruz..

Bir hafta boyunca kürü uyguladıktan sonra dudaklarınızdaki dolgunluğun arttığını gözlerinizle görebilirsiniz , ama değişim seviye seviye olcağından , o süreç boyunca sizi görmeyen biri kesinlikle farkedicektir.
[ ... ]

Evde Sac Boyama

Daha önce hiç kalıcı boya denemediyseniz önce geçici bir boya seçmeniz iyi olacaktır. Böylece beğenmediğiniz bir sonuç aldığınızda geri dönmeniz kolaylaşır. Teninize uyacak ve doğal saç renginizden iki ya da üç ton koyu olacak bir renk seçin. Beyazlık ya da grilikleri de dikkate alırsanız, birkaç ton koyuluk iyi bir kapatma görevi görecektir. Aksi takdirde bu bölgelerde ilginç turunculuklarınız olabilir.

Doğal boyayla boyanmış bir saça kimyasal boya uygulandığında, kutuda belirtilen süreden daha uzun bir uygulama süresine ihtiyaç vardır. Kimyasal bazlı boyanın kuvvetlenen saça nüfuz etmesi ve bunu aşması daha uzun sürer. Beklenen neticeyi almak bazen birkaç denemeyle mümkün olur.

Kendinizi hazır hissettiğiniz anda adım adım uygulamaya geçebilirsiniz:

1- Saçlarınızın durumunu değerlendirin

Saçınızı boyamadan önce, ne halde olduklarını kontrol edin. Saçınız ne kadar sağlıklı olursa, alacağınız sonuç da o kadar iyi olacaktır. Bu nedenle boyama işlemini gerçekleştirmeden önceki hafta, saçınıza birkaç kez bakım yapın. İçinde, saçları güçlendiren B vitamini, pantenol, E vitamini, avokado veya Hindistan cevizi yağı gibi nemlendirici maddeler bulunduran ürünleri deneyin. Eğer saçlarınız çok kuru ve yıpranmışsa ve kırıklar varsa, o zaman saçı boyamak pek iyi bir fikir olmayabilir. Saçlarınızı biraz kestirip, bir süre bakım uygulamak ve boyayı sonraya bırakmak daha iyi olacaktır. Saçlarınızı boyadıktan sonra da ayda iki kez bakım yapmaya devam edin.

2- Doğru rengi seçin

Başarının anahtarı doğru rengi seçmektir. Parlak gün ışığında doğal saç renginize iyice bakın. Daha sonra gözlerinize ve cilt renginize uyan, bunları tamamlayan bir renk seçin. Örneğin; eğer cildiniz sarımsı veya buğday tonlarındaysa o zaman kırmızı, kestane rengi, bakır veya kızıl - kahve tonlarını tercih edebilirsiniz. Cildiniz beyaz veya kırmızıysa, o zaman küllü renkleri ve bej tonlarını deneyin.

3- Bir yöntem belirleyin

Profesyoneller, yarı kalıcı veya yıkanınca çıkan boyalarla başlamayı öneriyor. Bunlar daha hafif ürünlerdir ve genelde 28 yıkamaya kadar dayanırlar. Kalıcı boya istiyorsanız, damlamayan formülleri tercih edebilirsiniz. Ayrıca kurumuş olan uçlar için, boya öncesi bakım paketi olanları tercih edebilirsiniz. Boyamaya başlamadan önce, kutu üzerindeki talimatları mutlaka okuyun. Böylece uygulamanız daha kolay olur ve alerji olasılığını da düşürebilirsiniz.

4- Rengi korumak için

Saçınızı boyayıp şekil verdikten sonra, elde ettiğiniz rengi korumak isteyeceksiniz. Saç renginizi uzun süre muhafaza etmek için güneş ve klordan uzak durun, saç kurutma makinesi, fön ve maşa gibi sıcaklığı çok yayan aletleri fazla kullanmaktan kaçının. Bunlar hem rengin atmasına hem de saçın yıpranmasına neden olurlar. Saçınızı parlak ve nemli tutmak için, özellikle boyalı saçlar için üretilmiş şampuan, saç kremi ve bakım ürünlerini uygulayın.

Bunlara dikkat Edin:)

Başlamadan önce mutlaka kullanım kılavuzunu iyice okuyun.

Boyamaya başlamadan önce bütün gereçlerin tam olduğundan emin olun.

Eski bir gömlek giyin ve eski bir havlu kullanın.

Saçınızın etrafındaki cildin lekelenmemesi için biraz vazelin sürün, ancak saça bulaştırmamaya dikkat edin.

Boya sürerken mutlaka eldiven kullanın.

Saçları bölerken ve boyayı dağıtırken geniş ağızlı bir tarak kullanın.

Cilde bulaşan boyayı ıslak mendil, şampuanlı veya cilt temizleyicili pamuk ile silin.

Rengin tutması için saati ayarlayın.
[ ... ]

Kıvırcık Saclar Uzun Süre Dümdüz

Kıvırcık saçlar dümdüz olabilir mi??? Evet, hem de 8 ay boyunca dümdüz fönlü ve parlak kalabilir, üstelik de saçlarınızı hiç yıpratmaz! Hatta eskisinden daha parlak ve sağlıklı olurlar. Bu işlemin adı Straight Therapy.

Termal düzleştirici ile saçlarınız 8 ay boyunca dümdüz olabilir.Yıkansa da hiçbir şekilde bozulmayan bu ürün eğitim almış kuaförler tarafından büyük bir titizlikle uygulanmaktadır.

Bu ürün sayesinde sizde Kıvırcık saçlarınızdan 8 boyunca kesin olarak kurtulabilirsiniz.

Soru: Bu işlem ne kadar zaman alır?

Yaklaşık olarak 4 saat süren uzun, ama sonucuna değen, biraz zahmetli bir iş (En az 6-8 ay boyunca saçlarınıza fön çektirmeyi düşünmeyeceksiniz.)

Soru: Her saça uygulanabilir mi?

Eğer saçlarınız aşırı derecede kimyasal işlem gördüyse, uygulanmaz. Ancak sadece boya, az miktarda balyaj varsa uygulanmasında bir sakınca yoktur. Doğal saçlarda kesinlikle harika sonuçlar alınır!

Soru: Yıkadıktan sonra nasıl duracak?

Kesinlikle dümdüz kalacak.

Kullanılan malzemelerin %80 i saç bakımından ibarettir. Saçın çekirdeğine iner ve ipek proteinlerini meduladan içeriye bırakarak saçların daha da parlak olmasını sağlar.

2-3 ayda bir dipten çıkan bölgelere tekrar uygulanabilir. Saçlar sağlıklı olmaya devam eder.

Uygulatan ünlülerin başında Beyonce ve Michael Jackson gibi zenci kıvırcığı saçlara sahip kişiler yer almaktadır.

Eğer siz de saçlarınızın dalgalı, kıvırcık ve hatta bonus kafa gibi durmasından bıktıysanız; son 20 yılın buluşunu mutlaka deneyin. Bu işlemin sonunda saçlarınızın daha da sağlıklı olduğunu görünce siz de şaşıracaksınız.
Soru: Saç düzleştirme işlemi nasıl yapılıyor?

* Öncelikle Saç analizi yapılarak saçın durumu kontrol edilir.

* Saça Koruyucu sprey sıkılır ve hafifçe taranır.

* Saçta yıpranmış kısımlar varsa ön bakım yapılır.

* Saçın pul tabakasını açabilecek ürün saçın tamamına sürülür ve bekletilir.

* Saç yıkanarak ısıdan korumaya yardımcı bakım spreyi sıkılır.

* Saçın her bir bölümü kağıt inceliğinde ayrılarak düzleştirici maşa ile düzleştirilir.
Bu işlem saçın uzunluğuna göre gür olma durumuna göre değişir.

* Düzleştirilen saça Sabitleyici süt sürülerek beklenir.

* Sabitleyici üründen sonra saç durulanır ve son bakım yapılır.

* Bu işlemden sonra fırça kullanmadan fön ile kurutulur.

*3 gün boyunca saç yıkanmamalı, saçında klips ya da toka kulanılmamalıdır.
[ ... ]

Cilt Temizleme

Pürüzsüz bir ten, açık gözenekler daha güzel bir yüz demek! Bunun da yolu cilt tipin tespit edip ona uygun bir temizlikten geçiyor. Kendinize kısa bir test yaparak cilt tipinizi öğrenebilir ve bu sayede uygun ürünü daha kolay seçebilirsiniz.

Cilt temizliği deyince kadınların üçte birinin aklına ilk gelen su ve sabun olduğuna inanmak zor. Ama gerçek bu. Oysa yapılan makyajı temizlemek, bütün gün toz, ter gibi madde korunmak için yeterli gelen temizlik malzemeleri su ve sabun değil. Gerekli temizliği yapmadığımız taktirde gözenekler tıkanır, yaşlanma süreci de hızlanır. Temiz bir cildin üzerindeki açık gözenekler sürülen kremin de etkisini arttırır. Cilt temizliğini krem, süt, jel veya köpükle yapmak cilt tipine göre değişir. Aşağıdaki küçük teste bakarak cilt tipinizi öğrenebilirsiniz.

Hızlı cilt testi
Yüzünüzü temizleyin ama kremlemeyin. Bir saat sonra bir kağıt mendili kısa bir süre yüzünüze bastırın ve çekin. Yüzünüzü dikkatli bir biçimde inceleyin. Ve şimdi de bunu nasıl yorumlayacağınıza bakın...

Normal cilt
Kağıt mendili yüzünüze bastırdınız ve çektiniz. Üzerinde hiçbir yağ tabakası göze çarpmıyor. Yüzünüzde de sivilce veya pürüzsüzlük de göze çarpmıyor.

Karma cilt
Alın, burun ve çenenize denk gelen bölgede, mendilde yağlı bir görüntü göze çarpıyor. Üstelik sizde de hâlâ yanaklarınızın tuhaf bir şekilde gerildiğine dair bir his var.

Yağlı cilt
Yüzünüzden çektiğiniz mendilin her tarafında ara ara yağ lekeleri belli oluyor. Ayrıca yanaklarınız, alın ve çeneniz parlıyor. Gözenekleriniz çok büyük ve cildinizde sivilceler göze çarpıyor. Kuru cilt Bu kez mendilin üzerinde yağ yerine pul pul olmuş deri göze çarpıyor. Bu cilt tipinin en önemli özelliği her an duyulan gerginlik hissi ve nemlendirilme isteği.

Kuru cilt
Bu kez mendilin üzerinde yağ yerine pul pul olmuş deri göze çarpıyor. Bu cilt tipinin en önemli özelliği her an duyulan gerginlik hissi ve nemlendirilme isteği.
[ ... ]

Bronz Bir Cilde Sahip Olmak

Bronz biz cilde kavuşmayı hepimiz isteriz. Bronzlaşabilmek adına kremlere tonlarca para harcarız. İşte evinizde kolaylıkla hazırlıyabileceğiniz bir blonzlaştırıcı losyon tarifi
Malzemeler:
50 g tuzsuz mayonez
50 g siyah çay
1 adet limonun suyu
5 adet E vitamini kapsülü

Mayonez, çay ve limonu blendırda karıştırdıktan sonra içine e vitamini kapsüllerini sıkın. Ardından uygun bir şişeye koyarak buzdolabına koyun. Bu losyonun buzdolabı ömrü bir haftadır.
[ ... ]

9 Temmuz 2009 Perşembe

Cit Bakımında Temel Yanlıslar

1. yanlış
Siz sigara içmiyorsunuz ama içen arkadaşlarınızla vakit geçiriyorsunuz.

Zararı: Bir başkasının sigarasından çıkmasına rağmen, sigara dumanı cildinizi mahveder. Sigara dumanındaki kimyasallar (karbon monoksit, katran, nikotin v.b.) direkt gözeneklerinize işler. Bu toksinler vücudunuzun hücreleriyle temas ettiğinde ise, cildinize yumuşaklık veren ve direnç kazandıran yapıyı bozup, erken yaşlanmayı tetikler. Ayrıca cildin kendi kendini yenileme özelliğine de zarar verir.

Yönteminizi değiştirin: Sigarasız ortamlarda kalmaya çalışın ama kendinizi bir duman bulutunun ortasında bulursanız da, içenlerden mümkün olduğu kadar uzak durun ve iyi havalandırılan yerlere yönelin (teraslı ya da dışarıda oturulabilen bar ya da restoranlar). Eve dönünce de duşa girip saçınızla cildinize bulaşmış artıkları çıkarın. Hemen ardından da, C ve E vitaminleri içeren antioksidan özellikli bir nemlendirici kullanın.

2. yanlış
Tatile çıkmadan önce birkaç kez solaryuma giriyorsunuz.

Zararı: Hoş bir bronzluk için ilk temelleri atıyor olabilirsiniz ama cildinize verdiğiniz hasar plajda yaşayabileceğiniz herhangi bir yanığa eşit, hatta daha da fazladır. En yeni modellerinin yaydığı UVA radyasyonu güneşin yaydığından 15 kat daha fazla. Bu aslında sizi yakmaz ama derinizden derinlere işleyerek dokulara ve hücrelere zarar verir ki bu da cilt kanseri riskinizi arttırır.

Bir araştırma sonucuna göre; düzenli bir şekilde solaryuma girmenin, melanoma (cilt kanserinin en ölümcül türlerinden biri) yakalanma ihtimalini yüzde 55 arttırdığı belirlenmiş. 20-29 yaş arası kadınlarda melanom olasılığı, yapay güneşlenme tekniklerini kullanmayanlara göre yüzde 158 daha fazla bulunmuş.

Yönteminizi değiştirin: Yanmak için solaryuma girmekten başka birçok seçeneğiniz var. Mesela yeni bronzlaştırıcılar. Yüz ve göğüs için, aloe ve E vitamini katkılı Clarins Intense Bronze Self Tanning Tint ve vücut için de cilde hızla işleyen ve gliserin ile yumuşatan Avon Skin-So-Soft Glow Daily Body Moisturizer''ı deneyebilirsiniz.

3. yanlış
Cildinize her gün, hatta bazen günde iki kez peeling işlemi yapıyorsunuz.

Zararı: Evet, ölü hücrelerin atılmasını sağladığı için yararlı olabilir. Ancak fazlası, kesinlikle yarar sağlamak yerine zarar verir. Pek çok kadın baştan aşağa keselenir, gün içinde kimyasal bir dökücü olan alfa hidroksi asitlerini (AHA) içeren losyon kullanır ve gece de retinoid gibi dökücüleri içeren kremler sürer. Tüm bunlar, tek bir günde üç ayrı soyma işlemi demektir. Bu da cilde zarar verir. Çünkü bu işlemler, cildin doğal koruyucu lipid yağ bariyerini ortadan kaldırır ve cildin doğal yapısını bozar.
[ ... ]

Aroma Terapi

Aromaterapi de dikkat edilmesi gerekenler!
Aromaterapi, bilgi ve beceri ile uygulandığında güvenilir ve zararsız bir destekleyici tedavi şeklidir. Ancak, bazı bitki
türlerinin yağlarının oldukça zehirli olduğu unutulmamalıdır. Örneğin, bir çay kaşığından bile az miktarda okaliptus yağının ağız yoluyla alınması ölüme neden olabilir. Zehirli olmayan ölçülerde bile aromaterapi esaslarına uygun olarak kullanılmayan bazı yağlar, organizmaya zarar verebilir. Aromaterapik yağların kalp ritmini artırabileceği, tansiyonu
yükseltip / azaltabileceği, kadınlarda adet kanamasını artırabileceği, düşüklere sebebiyet verebileceği gibi etkilerden dolayı aromaterapinin sadece bilinçli bir şekilde kullanımı öneriliyor.

Kimler dikkat etmeli?
1) Özellikle hamilelik sürecinde ve çocuklara karşı çok dikkatli kullanılmalı.
2) Bazı yağlar oldukça tahriş edici olabildiğinden cilde yönelik uygulamalarda dikkatli olunmalı.
3) Herhangi bir ilaç kullanım süresince aromaterapik yağ kullanılmamalı. Zira, aromaterapik yağlar kullanılan ilacın etkilerini yok edici veya arttırıcı etki gösterebilirler.
4) Bitkisel yağlar organizma açısından zehirleyici olabilirler. Öncelikle karaciğer ve böbreklerle ilgili riskli durumlar ortaya çıkabilir. Zehirleyici özellikleri dolayısıyla kullanım süreleri, kullanım şekilleri ve dozajları oldukça önemlidir.
5) Astım ve benzeri rahatsızlıkları olanlar tarafından aromaterapi solunum yoluyla uygulanmamalı.
6) Bitkisel yağlar hiçbir şekilde ve ne sebeple olursa olsun, gözlere tatbik edilmemeli.
7) Aromaterapik bitkisel yağlar allerjik bünyelerde dikkatle uygulanmalı.
8) Pekçok bitkisel yağ, ciltte güneşe karşı hassasiyet durumu doğurabilir. Bu durum, ciltte güneş yanıklarına sebebiyet verecektir. Bu tür yağların kullanımı sonrasında asgari 12 saat güneşe çıkılmamalı.
9) Kafur, karabiber, okaliptüs ve pek çok nane çeşidi diğer tedavilerin etkilerini yok edeceğinden, diğer bir tedavi şekli sürecinde aromaterapi''den uzak durulması gereklidir.

10) Aromaterapi sonrası oluşabilecek sersemlik hissi sonucunda araç, iş makinaları vb. aletlerin kullanımı sakıncalıdır.
11) Gereğinden uzun süre uygulanan solunum yollu aromaterapik tedavi baş ağrısı, kusma ve baş dönmesine yol açabilir.
12) Pek çok migren çeşidi için geçerli olmak üzere, migren atakları sırasında aromaterapik tedavi uygulanması, durumu daha da kötüleştirebilir.
13) Yeni ve / veya erken doğan / prematüre bebeklere aromaterapi kesinlikle uygulanmamalı.
14) Bitkisel yağlar çocukların erişiminden uzak, kilit altında muhafaza edilmeli ve kesinlikle ağız yoluyla alınmamalı.
15) Evde muhafaza edilen aromaterapik yağ şişeleri etiketlenmeli, damlalıklı bir şişe ve çocuklar tarafından açılamayacak bir kapak ile emniyete alınmalı.
16) Aromaterapik yağların ağız yoluyla alınması durumunda en kısa sürede tıbbi müdahale gereklidir. Müdahalede bulunan
doktora hangi aromaterapik yağın alındığının bildirilmesi faydalı olacaktır.
17) Aromaterapinin doktor kontrolu altında kullanımında bebekler, yetişkinler ve yaşlılar için farklı dozlar gereklidir. Bazı yağlar ise aromaterapi sırasında kesinlikle kullanılmazlar.
18) Bergamot, greyfurt, limon, ağaçkavunu, portakal, turunç ve melekotu gibi yağlar fotosensitiviteyi (güneşe karşı duyarlılık) artıracağından güneşte veya solaryum''da kullanılmamalı.
19) Yüksek tansiyonu olan kişilerce biberiye kullanılmamalı.
20) Sara / epilepsi rahatsızlığı bulunan kişilerde rezene, okaliptus ve kekik kullanılmamalı.

21) Diabet rahatsızlığı olan kişilerde okaliptus, ıtır ve limon kullanılmamalı.
22) Karanfil, fesleğen, yalancı mirha, ardıç, biberiye, tatlı mercangüç, oğulotu, adaçayı, rezene, anason, servi, yasemin, hardal, karaturp, ingiliznanesi, kekik ve melisa gibi yağlar hamilelik süresince kesinlikle kullanılmamalı.
23) Anason, hint limonu, havuç tohumu, tarçın, karanfil, kekik ve kafur gibi yağlar diğer bir yağ ile karıştırılarak seyreltilmeden, saf olarak kullanılmamalı.
24) Tarçın ve karanfil yüz bölgesinde kullanılmamalı.
25) Fesleğen, rezene, hin tlimonu, biberiye, limon verbena ve diğer asitli yağlar hassas ciltlerde kullanılmamalı.
26) Aromaterapik yağlar ağız yoluyla alınmamalı.

Aromaterapi ne zaman, nasıl uygulanır?
Banyo: Banyo suyunuzun içine 10-15 damla kadar yağ damlatınız. Bitkisel yağların suda erimesi zor olduğundan iyice karıştırınız ve suda karışmadan toplanan yağların cildinize direkt temasını önleyiniz. Yağların göz ile temasını engelleyiniz.

Sabun: Doğal Aromaterapi sabununu hergün kullanabilirsiniz. Bunun dışında sıvı sabun uygulamaları için, 100 gr sıvı sabuna yaklaşık 20 damla yağ karıştırınız. Kullanmadan önce iyice çalkalayınız.

Vücut/Masaj Yağı veya losyonu: 30 gr. taşıyıcı yağa (zeytinyağı, jojoba, ayçiçeği yağı gibi) 15 damla bitkisel yağ (lavanta, papatya, yasemin gibi) karıştırarak masaj şeklinde uygulayınız.

Koku: Taşıyıcı yağ ile karıştırılmış bitkisel yağları dirsek içi, boyun, diz gibi bölgelere birer damla uygulayarak parfüm şeklinde kullanabilrsiniz.

Şampuan: 30 gr. şampuan içine 12 damla bitkisel yağ karıştırarak saç diplerine masaj yaparak yıkayınız.

Saç Fırçası: 3 damla bitkisel yağı saç fırçanıza/tarağınıza sürerek saçlarınızı tarayınız.

Yüz yağ / kremi: 30 gr. yağ veya yüz kremine 8 damla bitkisel yağ karıştırarak kullanabilirsiniz.

Kompres: Bir kase sıcak su içine 5 damla bitkisel yağ ilave ederek karıştırınız, karışım içinde ıslattığınız bezi sıkarak vücudunuz üzerine sararak uygulayabilrisniz..

[ ... ]

Rahatsız Edici Benler



Beni olmayan hemen hemen yok gibidir. Benlerimiz güneşlenirken risk taşıması sebebiyle en büyük kabuzumuzdur. Peki hangi tür benler risk taşır? Ne yapılmalı, nelere dikkat edilmelidir? Sema Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Serpil Özyılmaz ile benler hakkındaki soruları yanıtladı..

Ben nedir?
Benler derinin rengini veren melanin maddesini yapan hücrelerden oluşurlar. Benler sayıları kalıtsal olarak belirlenir, çocuklukta çıkmaya başlar ve ergenlik döneminde renkleri koyulaşıp çapları büyür. Benlerin bir kısmı doğumsal olabilir. Ancak sonradan ortaya çıkanlarda özellikle genetik yapıya ek olarak ultraviyolenin, yani güneşin etkisi cok büyük.

Güneşin benlere etkisi var mı?
Benler güneşi gördükçe hem sayıları artıyor ham da yapıları bozulup, dejenere olabiliyorlar. Özellikle ani ve yüksek dozdaki güneş çok önemli. Yani yanık yapacak boyutta, kızarma, soyulma vs. gibi durumlar, deri kanserine dönüşme riski oluşturur.

Benlerin tehlikeli olup olmadıklarını görünüşlerinden anlamamız mümkünmü mü?
Belli bir ölçüde anlamak mümkün. Bir kişide çok sayıda ben bulunması, ailesinde özellikle deri kanseri bulunması, açık ten rengi bulunanlar özellikle risk altında. Bir bende değişiklik olması da çok önemli. Benlerin birden bire ortaya çıkması, hızla büyümesi, farklı renk tonları içermesi, sınırlarının düzensizleşmesi, kaşınması ve kanaması durumunda mutlaka bir dermatolog tarafından muayene edilmesi gerekir. Bunun için benleri analiz edip düzenli olarak takip etmek gereklidir. Risk faktörleri bulunan kişilerin her yıl düzenli olarak bir hekim tarafından takip edilmesi gerekir.

Benleri takiplerini nasıl yapıyorsunuz?
Uzun yıllardan beri benlerdeki değişimler dermatoskop yardımıyla takip ediliyordu. Ancak son yıllarda kullanılan dijital dermatoskoplar bu olayı daha kolaylaştırdı. Dermatoskop yardımıyla pigmentli lezyonlar 30 kat büyütülür ve bilgisayar bu benleri bazı kriterler ve matematiksel analizlerle değerlendirir, ben haritalaması yapılır. Dijital dermatoskop bilgisayar ortamında ben haritalamalarının saklanmasına yardım eder. Böylece yeni çıkan benler ve benlerdeki değişiklikler periyodik olarak takip edilir. Periyodik takipler sonucunda riskli değişiklikler erken dönemde tespit edilebilir.

Hastanın benlerinin görüntüsünü tekrar aldığımızda da benler üzerinde herhangi bir değişim olup olmadığını görebiliriz. Dijital dermatoskop çocuk, yaşlı gebe, her yaş grubunda ve herkeste hiçbir zarar vermeden rahatlıkla kullanılabilen bir cihazdır.

Kimler risk altında?
• Kolayca güneşte yanan açık tenli kişiler özellikle deri kanseri için yüksek risk altındadır.
• Fazlaca deri lekeleri ve benleri olması
•Ailede deri kanseri görülmüş olması veya güneşte derinin su toplaması
• Aşırı güneşlenme ve açık havada fazla kalmak

[ ... ]

Göz Bölgesi Bakımı

Yüzümüze sürdüğümüz kremler ya da maskeler göz çevresindeki ince deri için uygun değildir. Göz çevresini nemlendirirken de temizlerken de fazla yağlı olmayan, tahriş etmeyen ve anti allerjik özel ürünler kullanmamız gerekir. Çok yağlı ve aşırı besleyici kremler bu nazik deriye tozların yapışmasına neden olup yağ butonlarına yol açarlar. Ama uygun kremler, göz çevresini nemlendirir ve elastikiyetini korumasına yardım eder. Gözaltı kremlerini kullanmaya ne kadar erken başlanırsa, o kadar iyidir.

Kırışıklarınız, göz altı morluklarınız varsa AHA''lı ve K vitaminli ya da bileşiminde östrojen bulunan kremleri kullanabilirsiniz. Göz kremlerini sürerken çok dikkatli olun. Kremi, parmak uçlarınızla yumuşak hareketler yaparak uygulayın. Göz makyajını temizlerken de aynı şekilde özen gösterin. Zorunlu olmadıkça suda erimeyen makyaj malzemeleri kullanmayın. Çünkü bunları ancak yağ bazlı ürünlerle çıkarabilirsiniz. Yağlı temizleyiciler ise göz çevresine zarar verir.

Yorgun ve şiş gözler
Sabah kalktığınızda gözleriniz şiş mi oluyor? Eğer uykusuz kaldıysanız ya da sabah çok geç kalktıysanız bu durum normaldir. Özellikle gece alkol aldıysanız gözlerinizin şişmesine hiç şaşmamak gerekiyor. Fazla kahve içiyorsanız, saatlerce televizyon seyrediyorsanız ya da bütün gün bilgisayar başında oturuyorsanız, yataktan şişmiş gözlerle kalkmak için elinizden geleni yaptığınızı söyleyebilirim! Yine de göz çevresinde bir parça buz gezdirerek rahatlayabilirsiniz.

Özellikle yorgunluk ve uykusuzluğa bağlı oluşan şişkinlikler doğal kompreslere çok iyi cevap verirler. Örneğin, çiğ veya kaynamış maydanoz suyu, ıhlamur, zambak, yeşil veya siyah çaylarla yapılan kompresler göz çevresindeki yorgunluk belirtilerini sakinleştirirler. Eğer sorununuz kronik bir hale geldiyse ve ne yaparsanız yapın şiş gözlerle uyanmaktan kurtulamıyorsanız, kalp-damar sisteminde veya böbreklerde bir sorun var mı diye araştırmak gerekir.

Bu durumda bir doktora görünün ancak hafif sporların size yardımcı olacağını da bilin. Yürüme, koşma, bisiklet ve aerobik vücutta ödeme yol açan tuz ve toksinlerin atılmasını sağlarlar. Şişen gözleri makyajla kamufle etmek için ten renginizle uyumlu bir kapatıcı kullanabilirsiniz. Kapatıcıyı elmacık kemiklerinize kadar geniş bir bölgeye ince bir kat halinde sürün. Biraz koyu renkli bir far kullanın sonra da sadece üst kirpiklerinizi rimelleyin.

Gözaltı torbaları...
Gözaltı torbaları ayrı bir sorundur. Bunlar bazen yağ torbalarından, bazen de göz altındaki kasın yıllarca kullanılmasında dolayı oluşur. Yorgunluk, uykusuzluk, gerginlik, düzensiz yaşam, alkol ve beslenme sorunları göz altı torbalarını arttırabilir. Bazı insanlarda bu torbalanma adet dönemlerinde belirginleşir. Göz altındaki torbalar kimi zaman böbrek, kalp, tiroid bozuklukları veya büyüme hormonu eksikliğinin belirtisi olabilir.

Göz altındaki torbalar yağdan oluşuyorsa, lipoliz tedavisi veya operasyonla düzeltilmeleri mümkündür. Hafif yağ torbalanmaları var ise çevresine dolgu yapılarak görünüm düzeltilebilir.Özellikle orta yaş sonrasında göz altında oluşan bu torbalar, genellikle göz altındaki kasların yıpranmasıyla ilgilidir. Botox enjeksiyonu bu durumda çok etkilidir. Kasları rahatlatarak şişkinliği giderir.

[ ... ]

Cilt Catlakları

Çatlaklara engel olabilmek için karın, göğüs ve bacakları esnemeye alıştırmak gerekir. Çeşitli losyon ve yağlar cildin esnemesine yardımcı olabilir. Ayrıca bu bölgelere masaj yapılması kan dolaşımını hızlandıracağından çatlaklara karşı koruyucu olacaktır. Cildinizi hafifçe kızarıncaya kadar minik uyarıcı çimdiklerle yoğurabilirsiniz. Buna ek olarak masaj, soğuk – sıcak su ile şok duşu ve düzenli egzersiz yapmak cilt ve kasların oksijenle beslenmesi ve hücrelerin güçlenmesi açısından önemlidir. Güçlü hücreler çatlamazlar. Ayrıca dengeli beslenmek ve bol su içmek de cildin sağlıklı bir yapıya sahip olmasında ve kendini korumasında önemli bir faktördür.

Herkeste çatlak görülür mü?
Hayır. Çünkü çatlakların oluşumunda kalıtımın da rolü vardır. Dokuları zayıf olanlarda, kilo alıp verme sırasında bu çatlaklara daha sık rastlanır. Açık tenli kişilerde de esmer olanlara kıyasla daha çok çatlama görülür. Çatlakların önlenmesinde kiloyu korumanın ve bakımın büyük etkisi vardır.

Çizgiler belirdikten sonra ne yapılabilir?
Ciltteki çatlamalara engel olan her türlü önlem, oluşan izlerin de aynı şekilde solmasına yardımcı olur. Ancak tam anlamıyla kaybolmaları imkansızdır. Özellikle hamilelik döneminde vücudun hızla büyüyen bölgelerini cilt bakım kremleriyle beslemek hem cildi dinlendirecektir, hem de çatlakların oluşmasını engellemede yardımcı olacaktır. Çatlakların oluştuğu bölgelerde cildi germeye yönelik tedavi ve bakımlar da çizgilerin belirginliğini kaybetmelerine yardımcı olur.

Korunmak için neler yapmalı?
Ne yazık ki, oluşan çatlakları yok edecek mucize bir reçete yok; kalıcılar. Ama, oluşumlarını ısrarlı bir bakımla engellemek mğmkün. İşte tavsiyelerim:

* Cildinizi her gün bir kremle nemlendirin. Kremler hem çatlamaya karşı cilde gereksinim duyduğu suyu verecek, hem de cildin esneme kapasitesini artıracaktır.

* Bol, bol su için.

* A, E ve C vitaminleri yönünden zengin yiyeceklerle beslenin.

* Spor yapın.

* Kısa süreler içinde kilo alıp vermemeye çalışın.

* Hamileyseniz, kilonuzu doktorunuzun önerdiği sınırlar içinde tutmaya özen gösterin

[ ... ]

8 Temmuz 2009 Çarşamba

peeling

Karma Ciltler
Bir tatlı kaşığı yulaf ezmesi veya mısır ununu bir tatlı kaşığı yoğurt ile iyice karıştırın. Yüzünüze buhar banyosu yaptıktan veya banyodan çıktıktan sonra temiz cilt üzerine hazırladığınız peelingi bir iki dakika ovarak sürün. Daha sonra cildinizi ılık su ile durulayıp uygun bir nemlendirici ile nemlendirin.Bir çorba kaşığı çekilmiş badem, bir çorba kaşığı yulaf unu, bir çorba kaşığı ince ince rendelenmiş limon kabuğunu iyice karıştırın. Daha sonra bu karışımdan avucunuzun içine bir miktar alın ve hafif yumuşayacak kadar su damlatıp temizlenmiş cildinize yavaş yavaş masaj yaparak yedirin. 2-3 dakika kadar bu işleme devam ettikten sonra cildinizi ılık su ile durulayın.

Yağlı Cilt İçin Doğal Peelingler

Biraz bira mayasını çok az miktarda su ile karıştırıp hamur haline getirin ve bu karışımı yüzünüze uygulayın. Soyucu etkisi ile cildinizin gözeneklerini derinlemesine temizler ve uyarır. Aynı zamanda cildinizin ihtiyacı olan protein ve vitaminleri sağlar.

Biraz balı hafifçe ısıtıp yüzünüze masaj yaparak yedirin. 15 dakika bekledikten sonra cildinizi ılık su ile yıkayın. Bal hem mikrop öldürücü etkisi sayesinde cildinizin gözeneklerini temizler hem de cilde gerginlik verir. Arzu ederseniz balın içine biraz buğday özü de katabilirsiniz. Yağlı ciltlere oldukça faydalıdır.

Kuru Cilt İçin Doğal Peeling

Bir katlı kaşığı mısır ununun içine bir tatlı kaşığı yoğurt katarak iyice karıştırın ve yavaş bir şekilde masaj yaparak temizlenmiş cilde yedirin. Birkaç dakika cildinizi bu şekilde ovduktan sonra ılık su ile durulayın ve uygun bir nemlendirici ile nemlendirin.

Normal Cilt İçin Doğal Peeling

Bir tatlı kaşığı yulaf ezmesi veya mısır ununu bir tatlı kaşığı yoğurt ile iyice karıştırın. Yüzünüze buhar banyosu yaptıktan veya banyodan çıktıktan sonra temiz cilt üzerine hazırladığınız peelingi bir iki dakika ovarak sürün. Daha sonra cildinizi ılık su ile durulayıp uygun bir nemlendirici ile nemlendirin.
[ ... ]

Bölgesel Zayıflama

selülitli bölgelere çok ince iğnelerle ilaç verilir. Bu ilaçlar yağ bloklarını kırarak kan dolasımını hızlandırır. Cilt altında yağ hücrelerini sıkıştıran, dolaşımı bozan sıvı atıklarını vücuttan atar. Toplardamarlarının duvarlarındaki gevşeme ve geçirgenlik artışını da düzeltir. Bunun sonucunda yeni selülit oluşumu engellenir.

Nasıl uygulanır?

Tabanca benzeri bir cihazın içindeki ince uçlu iğnelerle orta deriye ilaç enjekte edilir. Tedaviden sonra kişinin günlük hayatını etkileyecek herhangi bir durum yaşanmaz ancak bazen iğne yerlerinde küçük morluklar görülebilir.

Hangi bölgelere uygulanabilir?

Bacaklar, kollar ve karın bölgesinde kullanolabilir. Ayrıca zayıflamaya rağmen bazı bölgelere yerleşen, verilmesi zor kilolardan kısa ve pratik yoldan kurtulmayı sağlar.

Kaç seans sürüyor?

Genellikle 8-12 seansta tamamlanır. Her seans 30 dakikadan oluşur.

Ne kadar inceltiyor? bir aylık sürede 1 ya da 2 beden incelme hedeflenir.

Nelere dikkat edilmeli?

Aynı gün kozmetik ürünler kullanılmamalı, İşlemin ardından 12 saat geçinceye dek banyo ve duş yapılmamalı. Güneşten 48 korunmaya ve havuza girmemeye özen gösterilmeli.

Kimlere uygulanamaz?

Mezoterapi hamileler, emzirenler, diyabet ve kanser hastaları, iyota karşı alerjisi olanlar, kan sulandıran etkiye sahip ilaç tedavisi görenler ve cilt döküntüleri olanlar için sakıncalı.
[ ... ]

Zamanınızın CoğuMasa Basında Geciyorsa Okuyun

Pek çok kişi masa başında oturur, alt bölgelerinin dolaşımı hep baskı altında kalp ve beden için sağlıksız bir durum ortaya çıkar. Böyle bir işte çalışan, uzun süre, sık sık uçak yolculuğu yapan, devamlı bilgisayar başında olan, çok uzun süre televizyon seyreden ve sınav öncesinde devamlı oturup ders çalışan biriyseniz, mutlaka sık sık ayağa kalkın.Poponuzu, bacak kaslarınızı, baldırlarınızı kısaca tek tek aşağıdan yukarıya doğru tüm alt kaslarınızı iyice sıkın.

Uzun uçak yolculuklarında da bu egzersizi yapın. Bacak, baldır ve popo kaslarınızı kuvvetle ve birkaç kez sıktığınız zaman, uzun süre oturmanın eksikliğini büyük ölçüde kapatabilirsiniz. Kasları iyice sıkmak ve bu durumu birkaç kez tekrarlamak, alt bölgede uzun süre oturmaya bağlı dolaşım tembelliğini gidermeye yardımcı olurken,lenf drenajını da destekler. selülitn önemli nedenlerinden biri de lenf dolaşımı bozukluğu olduğuna göre mutlaka bu egzersizi yapın.

Ne Sıklıkla Yapmalısınız?

Oturmaya devam ettiğiniz her saat başı kalkıp biraz dolaşın. Hemen peşine önce alt sonra da gittikçe yukarı doğru kaslarınızı tüm gücünüzle sıkın. 5-10 saniye kadar tüm gücünüzle sıkmanız yeterli olur.
[ ... ]

Diyet Yapmak

Manken Diyeti

1. gün
Kahvaltı: Kurutulmuş meyve, yulaf lapası ve biraz süt.
Öğle yemeği: Mercimek çorbası, yulaflı kek, bol limonlu salata.
Akşam yemeği: Karışık sebzelerle yapılmış baharatlı, az yağlı ve tuzsuz yemek, yanına biraz pilav.

2. gün
Kahvaltı: Bol miktarda taze meyve ve salata.
Öğle yemeği: Haşlanmış sebze üzerine az yağ koyarak kendi seçeceğiniz sebzelerden bir yemek hazırlayın.
Akşam yemeği: Etsiz türlü, kırmızı mercimek – pirinç çorbası.

3. gün
Kahvaltı: Ballı yulaf lapası.
Öğle yemeği: Bu kez sebzeleri az yağda hafif kızartarak bir yemek hazırlayın. Yanında biraz yoğurt yiyebilirsiniz.
Akşam yemeği: Haşlanmış sebze ve fırında yağsız pişmiş patates. Bol miktarda istediğiniz meyveden yiyebilirsiniz.

4. gün
Kahvaltı: Yağsız kızarmış ekmek ve yanında bal.
Öğle yemeği: Mercimek ya da sebze çorbası.
Akşam yemeği: Kurutulduktan sonra kızarmış sebze ve üzerine soya sosu
Ünlülerin Diyeti
Nurseli İdiz’e 20 kilo verdiren, şimdilerde de Hülya Avşar ile Sibel Can’a diyet programı uygulayan Doktor Haluk Saçaklı, haftada 1 kilo vermeyi garanti ediyor. Hem de Saçaklı, “sık yediren” 3 ara, 3 ana öğünden oluşan bir diyet mönüsü sunuyor.

Yavaş ancak kalıcı kilo verdiren bu rejimle Hülya Avşar, 2 haftada 2 kilo vermiş. Saçaklı, 3 hafta önce Can’ı da diyet programına aldığını, Deniz Seki ve Reyhan Karaca’nın da programa dahil edildiğini kaydetti. İşte Hülya Avşar’ın uyguladığı, asla aç bırakmayan diyetin programı:

Sabah: Kalkar kalkmaz bir bardak su, bir porsiyon meyve, ardından kahvaltı.
Kahvaltıda 2-3 dilim ekmek veya 2 yemek kaşığı sade mısır gevreği ya da yulaf ezmesi. Yanında yağsız peynir grubundan 1-2 dilim light dil, lor veya kaşar. Birer adet söğüş domates veya salatalık, 4 adet yağsız yeşil ya da siyah zeytin, açık veya limonlu çay.

Ara öğün: 11.00’de bir porsiyon meyve (200 gram ince dilim kavun, karpuz, kiraz veya kayısı), 2 adet grissini.

Öğlen: 12.00-15.00 arasında yenecek ana öğünde 4 adet yağsız köfte veya 120 gram yağsız tavuk ya da 120 gram balık. Yanında 1 tatlı kaşığı zeytinyağlı mevsim salatası, 1 dilim kepek ekmeği, isteğe bağlı 1 su bardağı diyet yoğurt.

Saat 16.00: Bu ara öğünde yine 1 porsiyon meyve ve 2 grissini.

Akşam: 18.00-20.00 saatleri arası 4 kaşık zeytinyağı ile pişirilen bol limonlu sebze yemeği, yanında 1.5 su bardağı makarna ya da pilav, üzerine diyet yoğurt, mantar veya domates sosu.

22.00: Bu saatteki son ara öğünde bir porsiyon meyve ve yatarken mutlaka su.

Egzersiz programı
• Nurseli İdiz diyetinde haftada en az 3-5 kere egzersiz yapılacak ve bu çalışmalardan önce ılık su içilecek.
• Doğada yürüyüşler 30 dakikadan başlayıp 60 dakikaya çıkarılacak.
• Hiçbir zaman nefes nefese kalınacak egzersiz yapılmayacak. (Tempolu bir yürüyüş daha çok yağ yaktırır. Doğa yürüyüşüne alternatif yürüyüş bandı olabilir.)
• 30 dakikalık yürüyüşten sonra karın, kalça, sırt egzersizleri ve lokal çalışmalar yapılabilir.
[ ... ]

Diyetiniz İcin Bir Kac Yemek Çesidi

Tavuk Salatası
Tavuğu temizledikten sonra 2 litre suda haşlayın. Haşladığınız tavuğun suyunu ayrı bir kaba koyun. Pirinci yıkadıktan sonra tavuk suyunda haşlayın. Diğer taraftan soğumuş tavuğu kemiklerinden ayırarak parçalara bölün. Domatesleri, salatalıkları dilimler halinde kesin. Tuz, yağ, biber ve sirkeyi karıştırarak salatanın sosunu hazırlayın. Tavuk parçalarını bir tabağa yerleştirdiktan sonra üzerine pirinci dökün. Domates, salatalık ve yeşil biberleri dizip, sosu da ilave ederek soğuk olarak servis yapın…
Malzeme Listesi
1 adet tavuk
1 su bardağı princ
2 domates biber ve salatalık
4 yemek kasığı sirke ve zeytin yağı
tuz ve karabiber
afiyet olsun..
Semiz Otu Salatası
emizotlarını ayıklayıp yıkadıktan sonra bir tabağa koyun. Domatesleri küçük dilimler halinde kesin ve ayrı bir tabağa alın. Yine ayrı bir kapta limon, tuz, biber ve yağı karıştırın ve semizotlarının üzerine bu sosu dökün. Salatanın üstünü domates, haşlayıp dilimlediğiniz yumurta ile süsleyin. Soğuk olarak servis yapın
Malzeme Listesi
125 gr semiz otu
2 domates ve yumurta
4 yemek kasıgı zeytyin yağı
1 limon
tuz ve karabiber
afiyet olsun..
Diyet Salatası
Taze fasulye, kabak ve patatesi haşlayın. Taze fasulyeyi, dolmalık biberi, havuçları ve kabağı ince ince, patatesleri küp küp doğrayın. Bütün malzemeleri karıştırıp, servis tabağına alın. Domatesin içini alın ve dilimler halinde kesin ve sebzelerin arasına karıştırın. Sos için, zeytinyağı, limon, hardal ve tuzu karıştırın. Sosu salatanın üzerine dökün. Maydanozla süsleyerek servis yapın
Malzeme Listesi
6 adet taze fasulye
1 kabak havuc domates patates ve dolmalık biber
1 er tatlı kasığı sirke yağ ve limon suyu
maydanoz ve tuz
afiyet olsun..
Beyaz Peynirli Bulgur Salatası
250 gr bulgurun üzerine bir buçuk bardak kaynar su koyun ve beş dakika pişirin. Daha sonra soğumaya bırakın. Bu arada salatalığı soyun ve tuzlayın. 15 dakika beklettikten sonra yıkayın ve kağıt havluyla kurutun. Biberleri temizleyin, saplarını ve tohumlarını çıkarın, uzunlamasına kesin ve kaynar suya atarak bir dakika tutun ve daha sonra süzün. Ardından taze soğan ve domatesleri doğrayın. Hazırladığnıız malzemeleri soğumuş bulgurla karıştırın. Üzerine küp halinde kestiğiniz beyaz peyniri ekleyin. Salataya zeytinyağı, limon suyu, dövülmüş sarmısak, zevkinize göre tuz ve karabiber ilave edin. Nane, maydanoz ve kavrulmuş fındık da ekleyebilirsiniz. Hafifçe karıştırırak servis yapın.
Malzeme Listesi
250 gr bulgur
125 gr kavrulmuş fındık
200 gr taze soğan
120 gr beyaz peynir
4 yemek kaşığı zeytinyağı
Yarım demet maydanoz
8 diş sarmısak
350 gr domates
1 limon
3 kırmızı biber
3 salatalık
3 yeşil biber
Tuz, karabiber
Taze nane
afiyet olsun...
[ ... ]

7 Temmuz 2009 Salı

Parfum Secerken Dikkat

• Parfüm denemek için en uygun zaman akşamüzeri; çünkü bu saatlerde koku alma duyusu güçlü çalışıyor. Ayrıca kış mevsiminde de - tabii burnumuz tıkalı değilse- yaz mevsimine göre daha güçlü koku alıyoruz.

• Parfümü sıktıktan sonra en az bir saat teninizde olgunlaşması için beklemeniz gerek. Bu zaman sırasında parfümdeki alkol uçacak ve parfüm teninizdeki kimyasal maddelerle etkileşime girerek gerçek kokusunu verecektir.

• Dergilerde parfüm ilanlarının kenarlarında kart üzerine denemeniz için sürülen koku örnekleri o parfüm hakkında iyi bir fikir verebilir. Ancak yine de sizin teninizde tam olarak nasıl durduğunu öğrenmek için bir parfümeride parfümü sıkarak denemeniz şart.

• Parfüm denemeye gitmeden önce yediklerinize biraz dikkat etmeniz gerekiyor. Niye mi? Çünkü baharatlı, acı ve yağlı yiyecekler teninizin kimyasını biraz değiştiriyor, bu da parfümünü kokusuna yansıyarak sizi yanıltabilir.
[ ... ]

Parfum Nerede Nasıl Kullanılmalı

Ofiste

Kadınlar parfüm kullanmanın en önemli etkisinin karşı cins üzerinde olduğunu düşünür ve parfümleri cinsel bir silah olarak kabul ederler. Oysa geçtiğimiz aylarda, A.B.D. Duke Üniversitesi Tıp Merkezi'nde yapılan bir araştırma parfüm kullanmanın karşı cinsi çekmek dışında yararları da olduğunu ortaya çıkarmış. Bunlardan en başta geleni, parfüm sürmenin özgüveni arttıran bir etkisi olduğu. Özgüveni arttıran ve moralin yükselmesini sağlayan doğru seçilmiş bir parfüm İş yerindeki performansı da olumlu bir şekilde etkiliyor. Tıpkı aromaterapi seanslarında olduğu gibi, günlük hayatta da güzel bir şeyler koklamak insanın kendisini çok daha iyi hissetmesini sağlıyor. Yalnız burada kullandığınız parfümün çok kuvvetli olmamasına dikkat etmek gerek. İş yerinde kullanmak için en uygun olan hafif çiçek, meyve ve sabunsu kokular.

Sporda

Spor sırasında taze, canlandırıcı kokular kullananlar kendilerini daha zinde hissettiklerini belirtiyorlar. Yapılan bir araştırmada 10 kişiden dokuzu yeşil limon kokusunun temizliği ve ferahlığı simgelediğini belirtmiş. Bunun diğer bir nedeni de, vanilya ve lavanta gibi kokulara kıyasla, ten üzerinden daha hızlı bir şekilde uçan limon kokusunun bu sırada tende bir serinlik hissi yaratması. Limon kokusunun daha hızlı buharlaşmasının nedeniyse moleküler yoğunluk açısından diğer kokulardan daha hafif olması. Özellikle yaz aylarında bu kokular oldukça işe yarıyor.

Gece

Gece için parfüm seçerken en ağır kokuları bile tercih etmek mümkün. Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir nokta var; eğer ölçüyü biraz fazla kaçırırsak etrafımızdakiler parfümle banyo yaptığımızı düşünüp bundan çok rahatsız olabilir. Peki gece için hangi kokular daha uygun? Estee Lauder'ın "koku stilist'lerinden Karyn Khoury, gece için en uygun kokuların baharatlı ve odunumsu, oryantal kokulardan oluştuğunu belirtiyor. Zevkinize göre seçeceğiniz kadınsı bir koku, daha önce de belirttiğimiz gibi çok fazla kullanmamak kaydıyla, partnerinizin başını döndürebilir
[ ... ]

Doğru Sekilde Deodorant Kullanma

Sprey deodorantlar, koltuk altına 15 cm.lik mesafeden ve kutu dik tutularak püskürtülmelidir. Eğer bu sprey antiperspirant özelliğe sahip pudralı bir deodorant ise mutlaka çalkalandıktan sonra kullanılmalıdır. Deodorantı giysilerinize sıkmaktan kaçınmalısınız, çünkü leke yapabilir.

Roll-on ve stick deodorantlar koltuk altına sürülerek kullanılır. Yine uygulama öncesinde koltuk altınızın temiz ve kuru olduğundan emin olun, böylece en etkin sonucu alırsınız.

Gün ortasında tekrar deodorant kullanma ihtiyacı hissederseniz koltuk altını tekrar temizlemeniz gerekir. Böylece en iyi sonucu alabilirsiniz.

Terleme

Terleme, ter bezlerinin vücut yüzeyine sıvı salgılanmasıdır. İnsan vücudunda 2 çeşit ter bezi bulunmaktadır; daha ufak olan ve doğru kıl köklerine bağlı olan ve bu köklere açılan apocrine ter bezleri. Bu iki tip ter bezinin dağılımı, fonksiyonları ve salgılamaları aşağıda açıklanacağı gibi tamamıyla birbirinden farklıdır.

Eccrine ter bezleri

İnsan vücudunda tüm vücut yüzeyine dağılmış olarak 2 – 3 milyon adet ter bezi bulunmaktadır. Cildin çok damarlı (kırmızı) bölgelerinde ter bezi bulunmaz (dudaklar gibi). Cilt üzerindeki ter bezi yoğunluğu cm2 başına 100-400 adet arası değişir. Ter bezlerinin toplam sayısı sabittir ve yaş ile birlikte artması söz konusu değildir. Bu yüzden çocuklarda ter bezi yoğunluğu yetişkinlerden daha fazladır, ancak ter bezleri daha ufaktır.
[ ... ]

Yaşlanmayı Geciktirin

  • İleri yaşlarda yapılan egzersiz, vücudun bazı kanser türlerine karşı direncini artırıyor. Ayrıca kalp hastalıkları, yüksek tansiyon, kemik erimesi, obezite ve diyabeti önlemede yardımcı oluyor.

  • Stres ve uykusuzlukla mücadele etmeye yardımcı oluyor.

  • 75 yaşın üzerinde düşmeyle oluşabilecek yaralanmalar ölümcül olabiliyor. Egzersiz yapan kişilerin bu yolla oluşan darbelere karşı dayanıklılığı artıyor.

  • İleri yaşlara kadar başkalarına gereksinim duymadan ihtiyaçların karşılanmasında destek oluyor.

Egzersize başlamadan önce mutlaka konuyla ilgili bir uzmana danışmanızı öneriyoruz. Doktorunuz, uygun egzersiz programını belirlemeden önce sizi genel bir sağlık kontrolünden geçirecektir. Bu kontrolden geçmeden kesinlikle egzersize başlamayın.Yapabileceğiniz birçok egzersiz var, ama sizin için en iyisi yüzme ve su egzersizleri. Çünkü bu tip egzersizler eklemlerinizde fazla stres yaratmaz. Oturarak yapacağınız pedal çevirme ve yürüyüş de yine sizin için doğru seçenekler arasında.
[ ... ]

Boyalı Sac Bakımı

1. Boyanırken saç temiz mi yoksa kirli mi olmalı?
Saçınızın temiz ya da kirli olması farketmez. Her iki durumda da iyi sonuç alabilirsiniz. Ancak boya yapmadan önce saçınızda jöle, biryantin, sprey, köpük gibi saç şekillendiricileri varsa fırça yardımıyla temizlemelisiniz. Çünkü şekillendiriciler saça yeterli miktarda boyanın nüfuz etmesini engeller. Boyanın kalıcılığı kısa süreli olur.
2. Saç boyası saçı döker mi?
Boya, saçı dökmez. Mevsim değişikliği, fizyolojik rahatsızlıklar, düzensiz beslenme gibi koşullar saçın dökülmesine neden olur.

3. Cilde bulaşan boyalar nasıl temizlenir?
Saç boyasını uygulamaya başlamadan önce saç diplerine nemlendirici krem uygulanabilir. Bekleme süresi sonunda saçlar yıkanmadan önce veya yıkandıktan sonra nemli bir pamukla boyanın ciltten temizlenmesi kolaylaşır. Nemlendirici krem uygulaması unutulursa, sabunlu bir bez ya da pamuklu yardımı ile boya temizlenebilir.

4. Kaş ve kirpik boyanabilir mi?
Kaş ve kirpikler hiçbir boya ile boyanmaz. Eğer kaşlarınızı boyamak istiyorsanız, özel olarak hazırlanmış kaş- kirpik boyalarını kullanın.

5. Boya ne kadar zamanda uygulanmalı?
Saç, ayda yaklaşık 1 cm uzar. 4 ila 5 hafta ara ile saç diplerini boyamak ve saç uçlarına rötuş yapmak gerekir.

6. Kına olanlar boya yapabilir mi?
Kına saçı kaplar ve saç üzerinde bir tabaka oluşturur. Kınayı saçtan çıkarmak ise mümkün değildir. Bu nedenle saçınızda kına varsa saç boyası kullanmayın.

7. Saç renginin daha belirgin olması için saç boyasından fazla oksidasyon kremi kullanılırsa ne olur?
Boya kutusunun içindeki reçetede yazılan miktar ve oranlar en sağlıklı sonucu almak için idealdir. Bu nedenle farklı bir karışım tavsiye edilmez.

8. Renk seçerken nelere dikkat etmeli?
Saçı renklendirmeden önce istenen sonuca ulaşmak için elde edilmek istenen rengin çok iyi saptanması gerekir. Renk saptaması yaparken daha önce boyanmamış saçlar için; saçlarda beyaz yoksa veya azsa, doğal renginden bir ton açık renk seçilmelidir. Daha önce boyanmış saçlar aynı renge veya koyu renge boyanabilir. Ancak boyalı saçları olduğundan daha açık renge boyamadan önce dekolore (saçın rengini açma) işleminin uygulanması gerekir. Bu şekilde arzulanan saç elde edilmiş olunur.
[ ... ]

Giyiminizle Zayıf Gozukun

1. Tek renk kullanın
Gece mavisi, kahverengi ya da siyah gibi tek renk koyu renkli elbiseler giyin.. Bunun yanı sıra aynı rengin farklı tonlarını da birlikte giyebilirsiniz. Bej, deniz mavisi, mercan ya da teninize en iyi giden renklerde desenleri bulunan giysiler de olabilir. Eğer rengin sizi daha kilolu gösterdiğini düşünüyorsanız, elbise olarak sizde nasıl durduğuna da bakın.

2. Kumaşları doğru seçin
Katı, sert ve ağır hatta yapışan kumaşlardan uzak durun. En iyi seçim hafif, yumuşak ve giydiğinizde vücudunuzdan kayan kumaşlardır. Amacınız vücudunuzun genel şeklini görmek olmamalı..

3. Vücudunuza göre ayarlayın
Geniş omuzlarınız varsa, vatka ya da herhangi bir omuz aperatı kullanmayın. Kayık ve yuvarlak yakalı giysileri tercih etmeyin. Üstünüzü daha küçük göstermek için modaya uygun V yakalı elbiseler, V yakalı üst ve etek veya bol pantolonları tercih edin. Eğer üst küçük alt büyükse, yani armut vücutluysanız, boynunuzu kalın göstermeyen, omuzlarınıza uygun sizi dik gösteren kıyafetleri arayın. Üst için yuvarlak, oyuk yaka kesimleri, alt için de düz etek ya da normal kesim pantolonları seçin.

4. Kalça ve basenler
Büyük kalça ve basenleri kamufle etmek için, rahat pileli, bel kısmı büzgülü rahat etek ve pantolonlar tercih edilebilir. Modaya uygun, düz çizgiler yan cepli ya da cepsiz modeller seçin. Basenleri küçük göstermek için beli düz yarım ya da dizden hafifçe aşağıda pantolonlar arayın. Daha uzun ve zayıf görünüm için pantolonunuz ya da eteğiniz yere değecek kadar uzun olmalı.
Basenlerinizi daha fazla kamufle etmek için etek ve pantolon giydikten sonra kalçalarınızı örtecek kadar uzun bluz ya da bluzunuzun üzerine hjafifi dantel ya da örgü tunikler giyebilirsiniz. Kalçalarınızdan aşağısının çok fazla uzun olmamasına dikkat edin
5. Kesim ve dikişileri inceleyin
Giysilerinizde, özellikle ceketlerde kare şekilli olanları ya da sıkı saran modelleri tercih etmeyin. Bunun yerine hatları hafif belli eden modelleri tercih edin. Elbiselerin dikişleri daha ön plana çıkartılmış olabilir.

6. Ayakkabıları unutmayın
Sadece elbiselerle zayıf görüneceğinizi sanmayın. Giysilerinizi belirledikten sonra ayakkabılarınızı deneyin. Özellikle ayaklarınız genişse ince şeritli ve düz sandaletler, ufak topuklu ayakkabılar giymeyin. Bunun yerine, kısa topuklu ya da üzerinde durabiliyorsanız yüksek topuklu ayakkabılar giyin. 5 cm'lik topuk ne giyerseniz giyin sizi daha ince gösterecektir. Ayak bileğinize dolanan ayakkabılardan, kare topuklardan uzak durun. Tüm bunlar sizi daha bodur ve bacaklarınızın daha kısa görünmesine neden olur.
[ ... ]

Onarıcı Maskeler

Maydanoz Maskesi
- 2 avuç maydanoz, 1 çay fincanı damıtılmış su, 1 çorba kaşığı bal
1 yumurta sarısı
Maydanozu suda 15 dakika kaynatın. Süzün. Elde ettiğiniz su soğuduğu zaman buna bal ve çırpılmış yumurta sarısı ekleyin. Bir fırça yardımıyla yüzünüze sürüp 15 dakika bekletin. Suyla durulayın.

Mayonez Maskesi
- 1 yumurta, 1/2 tatlı kaşığı deniz suyu, 2 çorba kaşığı limon suyu
1 çay fincanı zeytinyağı
Zeytinyağının yarısını öbür malzemelerle birlikte karıştırın. Bu karışımı iyice koyulaşıncaya kadar çırpın. Sonra geri kalan zeytinyağını ağır ağır ekleyin. Buzdolabına koyun. Maskeyi yüzünüze sürdüğünüzde 20-25 dakika bekletmeye özen gösterin. Suyla durulayın.

Arı Sütü Maskesi
Probee Arı Sütü Yoğun Bakım
İçerik: Saf arısütü, polen ve bal
Etkileri: Saf arısütü içeren yoğun bakım maskesi; sivilceli ciltlerde, güneş lekelerinde, sarkmalarda ve göz altı torbalarının yok edilmesinde kullanılır. Ayrıca yoğun B vitamini içeren malt içeceklerinin içilimi sırasında göğse yapılan masajlarla da göğüslerdeki sarkmaları engellediği ayrıca düzgün görünümlü hale getirdiği kanıtlanmıştır.
Kullanım Şekli: Akşamları yatmadan önce, iyice temizlenmiş cildinize iki dakikalık masaj eşliğinde uygulayınız. 20 dakikalık bekleme süresi ardından gül suyu ile temizleyiniz.

Gülsuyu Maskesi
Bir avuç dolusu tuzsuz (ve kavrulmamış) bademi sıcak suya birakın. Sıcak su içinden alın ve zaten suda yumuşamış olan kabuklarını soyun. Bir havan içine alın ve dövün. Bir kaç damla gülsuyu da ilave edin ve merhem gibi olan kadar bu işleme devam edin. Ardından içine biraz bal koyun. (Bir tatlı kaşığı kadar) 1-2 saat bekletin ve tülbent yardımıyla süzün. İşte size cildi hem derinden temizleyen hem de güzelleştiren bir özel maske!
[ ... ]

Cit Lekeleri İcin Maske

Yumurta Akı Maskesi - 1 yumurtanın akına bir limonun kabuğunu ince rendeleyin ve krem kıvamına gelinceye kadar karıştırın.Gerekli olursa biraz daha limon kabuğu rendesi koyabilirsiniz. Hazırladığınız karışımı banyodan bir saat önce cildinize masaj yaparak iyice yedirerek sürün.
Domates Maskesi - 1 adet doğranmış domates, 1 çay kaşığı limon suyu, 1 yemek kaşığ yulaf ezmesi .Tüm malzemeleri karıştırıp, blendır'dan geçirin. Sonra yüzünüzdeki lekelerin üzerine, ince bir tabaka halinde sürün. 10 dakika beklettikten sonra ılık suyla durulayarak temizleyin.

Gebelikte Yüz Maskesi

-Sabah akşam, hatmi suyuyla ya da bu bitkinin yaprak ve çiçeği demlemesiyle yıkayın (bir fincana üç tutam)
-Akhuş ağacı özsuyuyla emdirilecek pamuk ve benzeri şeylerle kompres yapın.
-Geceleri ezilmiş çilekle yerel kompresler de faydalıdır.

Doğum Sonrası Lekeleri İçin Maske
Bir çay kaşığı tarçın, bir çay kaşığı zencefil ve bir yumurta akı temiz bir
kapta iyice
karıştırılır. Lekeli bölgelere her gün uygulanabilir

[ ... ]

kuru ve kırısık ciltler icin maske

Karma Ciltler İçin Maske
Havuç, limon, salatalık, su teresi, maydanoz ve elma
Bu sebzelerin suyunu sıkıp elde edeceğiniz karışımı içebileceğiniz gibi, vücudunuza da sürebilirsiniz.
Cildinizin bunları emmesi için durulamadan önce birkaç dakika beklemeniz gereklidir.

Yağlı Cilt İçin Çökelek Maskesi
4 yemek kaşığı dolusu çökelek, 10 mili litre(ml) adaçayı, destile suyu, 10 ml gülsuyu, 1 kahve fincanı ılık süt mikserde iyice karıştırılır. Yüze ve boyuna uygulanarak 30 dakika etkilemeye bırakılır.sonra yıkanır.

Karma Ciltler İçin Maske
1 tatlı kaşığı mısır unu, 1 tatlı kaşığı yoğurt, 1 tatlı kaşığı bal karıştırılır, cilde uygulanır 20-25 dakika bekletildikten sonra cilt yıkanır.
(siyah noktaları yok eder. )

Olgun Cilt İçin Yeşil Çay Maskesi
Bir bardak su kaynatılır ve 5 dakika bekletilir. 1 yemek kaşığı dolusu yeşil çay eklenerek, 5 dakika demlendirilir, süzülür ve soğumaya bırakılır. Bu arada, 3 yemek kaşığı bademyağı ve 1 yemek kaşığı dolusu çiçek balı iyice karıştırılır. Yeşil çay bu karışıma yavaş yavaş eklenirken karıştırmaya devam edilir. Maske, yüze, boyuna ve dekolteye uygulanır ve 20 dakika etkilemeye bırakılır sonra yıkanır.
[ ... ]

Siyah Noktalar İcin Cilt Maskesi

Yulaf Unu Maskesi
-Bir çorba kaşığı yulaf unu biraz suda pişirilir. Koyu bir bulamaç halini alınca içine bir tatlı kaşığı badem unu katılır ve yüz bu karışımla ovuşturulur. Gerekirse bu işlem bir süre her gün uygulanabilir.

Limon Ve Yumurta Maskesi
-Yarım limonun süzülmüş suyuna, bir yumurtanın akı katılıp kabartılır. Bu işlem için alüminyum kabın kullanılması tavsiye edilir. Karışım koyula-şıncaya kadar hafif ateşte ısıtılır. Sonra küçük bir kavanoza aktarılıp etiketlenir. Kullanılmak üzere buzdolabında saklanır. Buzdolabına konmayacaksa, karışımın içine eczanelerde bulabileceğiniz asilbent tentürden 3- 4 damla katılmalıdır.

Bal Maskesi
-Bal cildi besler, temizler ve nemlendirir. Ayrıca siyah noktalardan kurtulmaya da yardımcı olur. 2- 3 çorba kaşığı bal, yüzdeki siyah noktaların üzerine yayılır. Eğer cilt çok lekeliyse, bala biraz susamyağı katılmalıdır. Karışım, yüzde 15 dakika veya daha fazla tutulduktan sonra, yüz ılık suya batırılmış bir pamuk yardımıyla yumuşak hareketlerle temizlenir. Temizlendikten sonra gözenekleri sıkıştıran bir losyon sürülür. Bal,
yulaf unuyla da karıştırılıp kullanılabilir.

Limon suyu, Yoğurt Maskesi
-
Bir kase yoğurda bir limonun suyunu karıştırın. Bu karışımı, gözlerinize gelmemesine dikkat ederek yüzünüze yayın ve 15 dakika bekleyin. Yüzünüzde kuruyan maskeyi ılık suyla yıkayarak çıkarın.

Faydası: Limon suyu cildi dezenfekte eder, sivilceleri kurutur ve siyah noktaların kaybolmasına yardımcı olur. Yoğurt ise cildi besler, nemlendirir ve yağ miktarını dengeler.
[ ... ]

Sivilce ve Cilt İzleri

Sivilceleri sıkmamak en doğrusudur. Sıkılan sivilceler iltihaplanıp daha da içinden çıkılmaz ve şiddetli reaksiyonlara sebep olabilir. Sivilce izi; sivilce tedavisi eksik kalmış sivilceler sonrasında ciltte oluşan lekeler, çökme ya da çıkıntılar şeklinde gözlenebilir. Bu izler cilde pürüzlü bir görünüm de kazandırabilir. Bu görünüm kozmetik olarak rahatsız edicidir. Bu tür izler genellikle yüz bölgesindedir ve kişinin sosyalleşmesini bozan, kendine güvenini azaltan psikolojik sorunlara bile neden olabilir. Sivilcelerin kendiliğinden geçmesini beklemek ya da reçetesiz ilaç ve benzeri karışımları kullanmak sivilceleri daha da kötüleştirecektir. Dermatoloji uzmanlarına ulaşarak tedaviye başlamak en doğru yaklaşımdır.
GEBELİK ÇATLAKLARI
Gebelik döneminde karın derisinin gerilmesine bağlı ciltte izler oluşabilir. Gerilimin yanı sıra değişen hormonal dengelerde iz oluşumunu hızlandırır. Gebelik çatlaklarında bu güne kadar bilinen etkin bir tedavi şekli yok idi. Günümüzde bu izlerin tedavisinde fraksiyonel lazerler kullanılmaya başladı.

AMELİYAT YARA YANIK İZLERİ
Deriye yapılan her türlü kesi yaralanma iz oluşumu ile sonuçlanabilmektedir. Bu izler cildin yarayı iyileştirme sürecinde oluşan normal cilt reaksiyonudur. Bazen bu reaksiyon bazen çok güçlü olur ve ciltte çirkin gözlenen bir iz tıbbi adı ile skar oluşur. İz oluşumunu yara iyileşmesi sırasında oluşabilecek iltihap artırabilir.
[ ... ]

Kaş Bakımı

Kaşlarınız sizden yılların ve onları hiç düşünmeden yolduğun günlerin acısını çıkarıyorsa, imdadınıza kalıcı makyaj yetişebilir. Kaşları küsen ve bir daha çıkmayanlar kalıcı makyajla daha kalın kaşlara sahip olabilirler. Kalıcı makyajda bir çeşit dövme ve yaklaşık 1 yıl boyunca kalıcılığını koruyor. Kaşların kontürünü belirlerken gerçek yerinden biraz daha yukarıya çizerek gözlerinize daha çekik bir ifade vermek mümkün.

Ayrca kaşlarınızı ve kirpiklerinizi boyatarak da daha çarpıcı görünmelerini sağlayabilirsiniz. Çünkü bazen kaşların yoğunluğu ve biçimi güzel olduğu halde renklerinin açık olması belirsiz görünmelerine neden olabiliyor. Tabii aynı şeyi kirpikleriniz için de geçerli. Üstelik kirpiklerinizi boyattıktan sonra sürekli bakra kullanmanıza da gerek kalmayacaktır. Bu işlemi ayda bir-iki ayda tekrarlamanız gerekebilir.
[ ... ]

Sac Bakımı

Sıcak yağ tedavisi

Kurumuş ve yıpranmış saçları en iyi canlandırma yöntemi zeytinyağı tedavisidir. Saçlarınıza parlaklık vermek ve beslemek için 2 çorba kaşığı zeytinyağını ısıtın. Bunu yavaş yavaş tüm saç derinize yedirin. Sıcak suda ıslattığınız bir havluyu sıktıktan sonra bir türban gibi başınıza sarın. Havlu soğurken bu işlemi iki veya üç defa tekrarlayarak, başın yağı iyice emmesini sağlayın. Sonra saçlarınızı yıkayarak, iyice durulayın. Bu bakım türü, özellikle çabuk kırılan saçlar için çok yararlıdır.

Hintyağı tedavisi

Yarım çay fincanı hintyağını ısıttıktan sonra baş derinizi ovarak saçınızın yağı emmesini sağlayın. Yavaş yavaş tarayacağınız saçlarınızı kaynar suya batırırıp sıktığınız havluyla sarın. Bu işlemi yaptıktan sonra yarım saat kadar bekleyip şampuanla yıkayın. Bu tedavi, fazla ince, çabuk kırılan, kuru saçlara iyi gelir.

Zeytinyağı ve bal tedavisi

Yarım çay fincanı yeşil zeytinyağıyla bir çay fincanı süzme balı karıştırın. Bu sıvıyı iyice sallayıp çalkalayın ve bir kaç gün dinlenmeye bırakın. Daha sonra bu karışımı baş derisinize ovarak ve tarayarak yedirin. Ancak bu işlemi yaparken tarağın dişlerinin baş derinize batmamasına özen gösterin. Başınıza bir naylon torba geçirerek, başın sıcaklığını muhafaza etmeyi sağlayın. Karışımı başınızda yarım saat beklettikten sonra, saçlarınızı bol suyla durulayın. Bu işlem, koyu renk saçların ışıltılı bir hal alıp parlamasını sağlar.

Protein tedavisi

Yumurta ile yapılacak protein tedavisi hemen hemen her tür saç için uygundur. İki yumurtayı çırpın ve içine yavaş yavaş bir çorba kaşığı zeytinyağı, bir çorba kaşığı gliserin, bir çorba kaşığı sirke (mümkünse elma sirkesi) ilave edin. Saçınızı bir kez şampuanladıktan sonra saçlarınıza bu karışımı sürüp 15-20 dakika bekleyin. Saçlarınızı iyice duruladıktan sonra saçlarınızın çok kısa sürede canlandığını fark edeceksiniz.

Kakao yağı tedavisi

Koyu renk saçlı kişilerin uygulayabileceği bir başka bakım yöntemi ise aşağıda anlatılan bu karışımdır. İçinde su kaynayan genişçe bir tencerenin içine daha küçük bir kabı oturtun. Yarım çay fincanı ayçiçeği yağını, 1 çorba kaşığı kakao yağını, 1 çorba kaşığı susuz lanolini bu ikinci kabın içinde eritin. Bütün bu yağlar eriyince, kabı kaynar suyun içinden alın ve karışımı iyice çırpın. Bu karışımdan 1 çorba kaşığı kadarını alarak buna 1 çorba kaşığı su katın, iyice karıştırın. Bu sıvıyı ovarak başınıza sürün ve bu durumda 15 dakika ile yarım saat arasında bekleyin. Ardından saçınızı yıkayıp durulayın. Bu tedavi koyu renk saçlara yeni bir canlılık ve parlaklık verir.
[ ... ]

Yüz Gerdirme

ğer yüzünüzde sarkma yoksa cerrahın kapısını çalmayın. Yüzde sarkmayı önleyici ameliyat yoktur, sarkmayı tedavi edecek ameliyat vardır.

Günün birinde aynaya baktığımızda ve yüzümüzün yerçekimine yenildiğini fark ettiğimizde kendiliğinden başımızı dik tutarak yüzümüzü gergin görmeye çalışırız. İşte bu an face lifting ile tanışma zamanının geldiğinin sinyalleridir.

Sarkmamış bir yüzde kuvvetli mimik adalelerinin ortaya çıkardığı kırışıklıkları yüz germe ameliyatı ile yok etmek mümkün değildir. Bu yalnızca adalelerin fonksiyonunun giderilmesi ile mümkün olur -ki bu da hareketsiz, ifadesiz bir yüz görünümü yaratabilir.Yılların ve yaşam şartlarının geride bıraktığı izleri yok etmek hastalarımın birincil isteklerindendir. Yüz bundan dolayı "ruhun vitrini" olarak tanımlanır. Kişi yüz adalelerinin yansıttığı ifade tarzıyla iç dünyasını dışa vurur. Yüzde çirkin bir görünüm yaratmak için 60 adalenin kasılması gerekirken bir gülüş için 10 adalenin fonksiyonu yeterlidir.

Yüz uyum içinde yaşlanıp sarkar. Dolayısıyla gerilmesi de uyum içinde olmalıdır Yüzde gerilmesi gereken aşağı doğru sarkmış üç bölüm vardır: Alın, yanaklar ve boyun. Yüzün yaşlanması ve sarkması bir uyum içindedir. Dolayısıyla gerilmesi de uyum içinde olmalıdır. Hastalarım genellikle yüzün bir bölümünün sarkmasından şikayet eder ve bu durumun düzeltilmesini isterler. Çünkü kendileri aynanın karşısında defalarca iki parmakları ile o sarkmış bölgeyi gerdirmişlerdir. En güzel örnek de boyun derisini baş ve işaret parmağı arasında tutup kulak arkasına çekmeleridir. Çünkü en çok göze çarpan sarkıklık oradadır. Ancak yüzün diğer bölgelerini eski durumunda bırakıp sadece boynu germek uyumu bozduğundan aslında tüm yüze ameliyat edilmiş bir yüz görünümü verir.Face lifting kötü anıların ve duyguların bıraktığı izleri silebilir ama yaşanmakta olan ruhsal çöküntüyü asla... Hastalarımın ruh dünyalarında fırtınaların estiği ve benim fark etmediğim anlarda yaptığım yüz estetiği operasyonları hem hastanın hem de benim başımı ağrıtmıştır. Yüz germe ameliyatı isteyen hastalarıma şunları söylüyorum: "Eğer kendinizi genç, canlı ve dinamik hissederken aynaya baktığınızda yorgun ve yaşlı bir yüz görüyorsanız, bu farklılığı ameliyatla gidermek istemeniz normaldir."

Yüz germe ameliyatı denilince hemen aklınıza tüm yüz derisinin, deri altı yapılarından ayrılıp bütün kırışıklıkların giderilerek gerilmesi gelebilir. Bütün kırışıklıklar giderilirse mimiksiz bir yüz ortaya çıkar ki bu, yüze bir maske görünümü verir. Oysa alın ortasındaki, göz ve dudak etrafındaki kırışıklıklar ilave yöntemlerle ayrıca tedavi edilebilir
[ ... ]

Vucut Tipine Gore Giyinle

Armut modeliyseniz

Armut olarak tanımlanan vücut şekli, gerek Beyoncé, gerekse Jennifer Lopez sayesinde beğeni toplayan bir vücut tipi ve üstü ince ama basen ve poposu olan kadınları tarif etmekte kullanılıyor. Armut vücut şekline sahipseniz, kabarık eteklerden ziyade, üzerinize oturan ve düz inen etekleri tercih edin, özellikle çok yüksek topuklu çizme ve ayakkabılarla. Göğsünüzü ortaya çıkarmak için korse tipi üstler, oturuk ceketler veya önü açık bırakılmış bir bluzun içine giyeceğiniz balkonet tarzı sutyenler giyebilirsiniz. Evaze eteklerle boyundan bağlı elbiseler, yaz akşamları ve düğün gibi olaylar için yerinde bir seçim olacaktır. Ama fazla parıltılı kumaşlardan uzak durmakta fayda var, zira bunlara ışığı yansıtarak kıvrımlarınıza fazladan dikkat çeker.
Uzun ve inceyseniz

Bu vücut tipine sahip kadınlar hemen her şeyi giyebilirler. Üstte taşınması zor pek çok trend, bu vücut tipinde harika durur. Bu nedenle maceracı olup, değişik kombinasyonları rahatlıkla deneyebilirsiniz. Mesela sezonun dar jean�leri, aşırı cafcaflı baskılar ve üste yapışan jarse elbiseleri tam size göre. Peki nelerden kaçınmanız gerekiyor? Eğer göğsünüz küçükse, düşük kesimli üstlerden uzak duruyorsunuz. Ayrıca baldır hizasında biten kısa paçalı pantolonlar ve dirseğin biraz altında biten kol boyuna da dikkat. Bunlar çok kısaymışsınız gibi bir etki yaratabilir.
Minyonsanız

Bu tip bir vücuda sahip olanlar için en önemli şey, giysilerinizin üzerinize oturmasıdır. Tek renk giyinmek ve koyu renkleri seçmek modern bir görünüm ve bütünlük sağlar. Minyonlara en çok kısa etekler yakışır. Bu nedenle bacakları ortaya çıkarmanın zamanı. Uygun çoraplar ve ayakkabılar boyunuzun da daha uzun görünmesini sağlar. Farklı renk ve tarzları bir arada kullanmak dikkati böleceğinden, sade modeller, tepeden tırnağa tek bir renk kullanımı ihtiyacınız olan bütünlüğü sağlar.
Hamileyseniz

Hamileyseniz, bol tunik ve elbiselerin altına saklanmayın. İyice açılıp saçılın da demiyoruz ama karnınızın şişkinliğini hafifçe belli eden giysiler şık duracaktır. Çapraz kesimler ve anvelop elbiseler gece giymek için uygundur. Ayrıca hamileliğin ileri safhalarında da giyilebilirler. Kısa üstlere fazla yanaşmayın. Bunun yerine karnınızı kapatacak ama saklamayacak uzunca üstleri tercih edin. Vücudunuza oturan bir şeyler giydiğinizde de, açık yakalı üstler giymeyin.
[ ... ]

dogru sekilde diyet yapmak

Diyete başlamanın ilk adımı diyet yapmaya kendinizi hazırlamaktır. Diyete başlamak için ay başını veya Pazartesi gününü beklemeyin. Yarın diyete başlamaya ne dersiniz? Gerçekten kaç kilo vermeniz gerektiğini biliyor musunuz?

Baş dönmesi, sinir bozukluğu, ciltte kuruma gibi şikayetler doğurmayan ve hiçbir yiyecekten mahrum kalmayacak şekilde hazırlanan bir beslenme programınız olmalı.
Azar azar ve sık sık beslenin. Bir günde almanız gereken kaloriyi 6 öğüne paylaştırın.
Günlük beslenme programınızı yaparken en hafif öğünün akşam yemeği olmasına özen gösterin. Akşam yemeğinizi en geç yatma saatinden dört saat önce yiyin, çünkü ilerleyen saatlerde daha az hareket ettiğimiz için vücut daha az kalori yakar.

Yemeklerle beraber bol bol su için. Bilinenin aksine yemeklerle beraber su içmek şişmanlamanıza sebep olmaz, tam tersine erken doymanızı sağlayarak kilo vermenizi kolaylaştırır. Özellikle lif yönünden zengin yiyeceklerle beraber bol su içtiğinizde daha uzun süre tok kalırsınız.

Yiyecek seçiminizi yaparken kalorisi düşük ve sizi tok tutabilecek lifli gıdaları tercih edin. Örneğin pirinç pilavı yerine bulgur pilavını, beyaz ekmek yerine kepek ekmeğini kullanabilirsiniz.

İdeal zayıflama diyetlerinin içeriği günlük almanız gereken karbonhidrat, yağ, protein, vitamin ve mineral ihtiyacımızı karşılamalıdır. Günlük beslenme programınızı yaparken her öğün protein, karbonhidrat, yağ ve vitamin alıp almadığınızı kontrol edin. Örneğin öğle yemeğinizin oluştururken miktarları az olmak şartıyla protein kaynağı olarak bilinen et ürünlerinden birisini, karbonhidrat kaynağı olarak pilav veya makarna, kalsiyum kaynağı olarak süt veya yoğurt, vitamin kaynağı olarak meyve yemeyi ihmal etmeyin. Unutmamak gerekir ki dengeli beslenerek verilen kilolar asla size geri dönmez.
Diyetinize ek olarak evde yapacağınız basit egzersizler hem kilo vermenizi sağlar hem de başlıca problemimiz olan kalça ve göbek yağlarının erimesinde etkili olur. İşte size basit bir hareket; sırt üstü yatın, ayaklarınızı yere paralel uzatın ve yere hiç değdirmeden 25 kez kaldırın ve indirin.

İşte en önemli sorun: Bir davette veya arkadaş toplantısındasınız. Nefis ama bol kalorili börekler, tatlılar gözünüzün önünde, yememek için kendinizi zor tutuyorsunuz. Aman dikkat! Şimdiye kadar iradenize hakim olamadınız ve elinizde fazla kilolardan başka ne kaldı bir düşünün.
[ ... ]

Diyet Yaparken Yapılmaması Gerekenler

Zayıflayabileceğine inanmamak, karamsar tavırlar sergilemek

Kısa süreli çözümler getiren zorlayıcı diyetler uygulamak, hayat boyu çözüm getirecek sağlıklı yolların arayışına girmemek

Zayıf olmak uğruna her gün aynı tatsız, tuzsuz yemeği yiyeceğine kendini ikna etmek. Tek tip diyetleri uygulayabileceğine inanmak

Kalori sayma konusunda obsesif olmak. Unutmayın kilo kaybında kalori kısıtlaması tek kıstas değildir, yediklerimizin içeriği, miktarı, zamanı, kombinasyonu, vücutta metabolizma olma hızı ve verimi ile hazırlama şekli de çok önemlidir.

Çok sık tartılmak ve her tartıda büyük kilo kayıpları beklemek

Yeteri kadar sıvı almamak. Su yerine çay, kahve ve gazlı içecek tüketmek

Bolca şekerli meşrubatlar, bol kalorili, kremalı kahveler içmek

Evlendikten sonra, hamilelik süresince ve özel günlerde kendine sınırsız yemek yeme özgürlüğü tanımak. Her özel anı yemekle ödüllendirme yoluna gitmek

Taze gıdalardan çok hazır gıdalara yönelmek, aşırı katkılı, şekerli ve yağlı yemekler tüketmek

Sos veya eklenen malzemeleri kalorisiz gibi değerlendirip salata veya sebze tabaklarını tüketerek zayıflamaya çalışmak. Fark etmeden gizli kalorilere tutsak olmak

Plansız olmak. Beslenmenizi planlayacak size özel bir mönü olmadan başarı sağlayamazsınız. Mutlaka diyetisyen kontrolünde size özel olarak hazırlanmış bir mönü takip edin

Başarısızlık durumunda başkalarını suçlamak, hatalardan ders almamak

Çabuk pes etmek, minik bir sıkıntıda diyeti terk etmek

Yenilen yüksek kalorili besinlerin zararlarından bihaber olmak, sadece kilo kaybına odaklanıp, ne kaybettiğinin farkında olmamak. Unutmayın gerçek kilo kaybı yağ kaybıdır, su veya kas değil.

Doygunluk hissine rağmen tabağı silip süpürmek, durma noktasını bilmemek
Misafire servis etmek üzere her zaman evde hazır ve yüksek kalorili besinler bulundurmak

Şekerleme, abur cubur veya çikolatayı her an görünür kaplarda ve ortamlarda bulundurmak

Her öğünde sebze tüketmemek, yemeğe eşlik etmesi için ekmek, makarna, patates püresi gibi yoğun karbonhidrat kaynakları hazırlamak

Açılan paketi bitirmeye odaklanmak, porsiyon kontrolü yapamamak

Başkaları istiyor diye kilo vermeye çalışmak
Zayıflama programına girmeye hazır olmadan diyete başlamak

Gazlı içeceklerin mideyi şişirip doygunluk hissi sağladığına inanmak

Çok sık fast food tüketmek ve yemekleri çok hızlı yemek

Diyete başlamak için gelmeyen yarınları beklemek.
[ ... ]

Botoxta Blinmeyenler

Botox doğru zamanda, miktarda, uygun hastalarda ve uzman eller tarafından uygulanırsa hem mimik kasları üzerinde yarattığı geçici felç ile var olan kırışıklıkları azaltır hem de mimikleri yeniden biçimlendirerek daha sonra oluşabilecek kırışıklıkları önler.
Eğer cildinizde mimiklerin yol açtığı kırışıklıkların tedavisinde botoxtan yararlanmak istiyorsanız, botoxtan değil, uygulamada yapılan yalnışlardan korkun! Cildinizin fiziksel tahrişi; kaş çatma veya gülme kökenli mimiklerin ayrıca yaş ve kalıtım kaynaklı güneşin, sigaranın ve diğer çevresel yaşlanmanın etkisiyle oluşan kırışıklıklardan kurtulmak istiyorsanız botoxtan yararlanmayı düşünün. Cildinize uygulayacağınız gençleşme programlarında botoxtan da istifade edip edemeyeceğinizi doktorunuzla konuşun.otox uygulanacak hastalarda bir-iki hafta önceden aspirin, E vitamini, gingko biloba, sarmısak tabletleri ve omega-3 kapsülleri gibi kan sulandırıcı ürünlerin kesilmesi önerilmektedir. Kasları etkileyen kalsiyum kanal bloke edici ilaçları, aminoglikozid antibiyotikleri, kinin ve pensilamin içeren antibiyotikleri kullanan hastaların doktorlarından izin alması gerekiyor. Hamilelerin, emziren annelerin, kanı sulandıran ilaçlar kullananların ve pıhtılaşma sorunu olan hastaların bu uygulamadan uzak durmasında fayda var.
[ ... ]

Kadınların Bas Dusmanı Seslülit

  • Günde en az iki litre su içmelisiniz. Sabah kahvaltıdan önce, gece yatarken iki bardak su için.
  • Sıvı ihtiyacınızı kahve, çay, kola gibi selülit yapan içeceklerle karşılamak yerine su ya da ayran için.
  • Vitamin ve mineral alın. A ve E vitaminleri deriyi düzgünleştirir, magnezyum metabolizmayı harekete geçirir, fosfor ve silisyum dokuları kuvvetlendirir.
  • Yapay tatlandırıcılardan, renklendiricilerden ve besin desteklerinden uzak durun.
  • Bol bol sebze ve meyve yiyin. Özellikle koyu renkli olanlarını tüketin. Koyu kırmızı (karpuz, domates, elma ve kırmızı greyfurt-portakal, siyah üzüm), koyu yeşil (elma, ıspanak, brokoli, biber), koyu sarı (mango) sebze ve meyvelere öncelik verin. Meyveleri yemekten en az iki saat sonra tüketin.
  • Şekeri kesin. Şekerlemelerden, tatlılardan uzak durun.
  • Vücudun fazla suyunu atması için beyaz ve kırmızıturp, maydanoz, kereviz, çilek ve pilav yiyin.
  • Patates, pirinç, elma, havuç su tutucu gıdalardır. Bunlardan tüketmemeye gayret edin.
  • Günlük gıdanın yüzde 75′ini sebze, meyve, baklagillerden, geri kalanını ise hayvansal gıdalardan olacak şekilde düzenleyin.
  • Dil peyniri hariç diğer peynirleri suda bekleterek yiyin.
  • Rezene, elma kabukları ve yeşil çayı karıştırarak hazırladığınız bitki çayını günde en az dört kere içemeye çalışın.
  • Haftada iki kez balık tüketmeye çalışın çünkü balıkta bulunan fosforun dokuları kuvvetlendirici etkisi vardır.
  • Mümkünse her gün bir demet maydanoz, kereviz, lahana ve enginar yiyin.
  • Yemeklerde kızartma yerine haşlama ya da buğulamayı tercih edin.
  • Birçok antiselülit kremleri deriye hemen girmeyi ve doğrudan doğruya yağ hücrelerini etkilemeyi amaçlıyor. selülit tamamen kaybolmasa da bu ürünlerden bazıları sayesinde azalabiliyor.
  • Selülitin yok edilmesi için masaj en etkili yöntemlerden biridir. Evde kendi kendinize masaj yapabilirsiniz. Antiselülit kremlerinin dokulara etkisi, daha önce masaj yapıldığı takdirde iki kat daha fazla olur. Nedeni, lenf ve kanın harekete geçmesidir.
  • Sürekli yüksek topuklu ayakkabılar giyinmek, yanlış şekilde yürümek ya da kambur şekilde oturmak da selülitin oluşma nedenleri arasındadır. Çünkü bunlar toplardamarlarda ve lenf damarlarında kanın geriye doğru akışını olumsuz yönde etkilerler.
  • Fazla güneşte kalmak selüliti artırıyor bu nedenle çok fazla güneşe maruz kalmamalı ve güneş koruyucu kremlerde yüksek faktörlüleri tercih etmelisiniz.
Selüliti azaltabilecek en iyi yol egzersiz yapmaktır. Özellikle haftada en az 3 kez 35 dakika sürecek aerobik aktivite yapın. Yürüyün, bisiklete binin, yüzün, dans edin.
[ ... ]

Sac Dokulmesi

Saç dökülmesini engellemek için en az 3 ay bakım uygulamanız gerekir. Ayrıca bu bakımı beslenme ile de takviye etmelisiniz. Unutmayın, saç kökünün beslenmesi yediklerimizle doğrudan ilişkilidir. Özellikle H, B5, B6, çinko gibi saçı besleyen vitamin, mineral ve besinlerden mahrum kalmayın.

Saçınızı saç yapınıza uygun ve sık yıkama için hazırlanmış bir şampuanla her gün yıkayın.
Bebek şampuanı kullanmayın. Büyüklerin saçları için yetersizdir.

Haftada bir kez mutlaka besleyici ve nemlendirici maske uygulayın. Bu, saçınızı hem dışarıdan gelecek zararlı etkenlere karşı korur hem de kuvvetlendirir.
[ ... ]

Sacınızdaki Kepeklere Son Verin

Yarım litre taze kaynatılmış su içine, 5 poşet ısırganotu çayını ilave edin. Kabın ağzını kapatın ve 5-10 dakika demlendirip, soğutun. Elde ettiğiniz bu infüzyonu saçlarınızı yıkayıp duruladıktan sonra durulama suyu olarak kullanın. Saç diplerine yapacağınız masaj, zaman içinde saç kaybını önler, saçları güçlendirir ve kepek oluşumuna engel olur. Ayrıca bu infüzyonu tonik olarak kullandığınızda cildiniz de sıkılaşır.

100 gram dulavrat otu kökü, 100 gram ısırganotu kökü ve 60 gram simsir ağacı yaprağını iki litre sirke içine bırakın. Bitkileri sekiz gün sıcak bir yerde dinlendirdikten sonra süzün. Elde edeceğiniz sıvıyla kafa derisine masaj yapın. Düzenli olarak yapacağınız masaj sayesinde saçlarınız kısa zamanda eski gücüne kavuşacak. • Kepeğe karşı 2 bardak dolusu kaynar derecedeki suya 1 tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış hindiba çiçeği(sarı saçlara), veya bir tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış ısırganotu yaprağı(kumraldan esmere kadar) ekleyin ve soğuyana kadar demlenmeye bırakın. Sonra süzün ve saçlarınızı durulanırken, kafa derisine de hafif masaj yapın. • Kafa derisi kaşıntısına karşı ¼ litre elma sirkesi kaynama derecesine kadar ısıtın (ama kaynatmayın) ve içine 1 avuç dolusu ısırganotu yaprağı ekleyin. 15 dakika demlendikten sonra süzün, saçlarınızı bu suyla durulayın ve kafa derisine masaj yapılı
[ ... ]
 
Sitede Bulunan İcrerikler Alıntıdır.Site Sahipleri Tarafından İstenildiği Takdirde Kaldırılır.Sitede Bulunan Yazılar Sadece Tavsiyedir.Olusabilecek Sorunlardan Site Sahibi Sorumlu Değildir.Siteye Giren Herkez Bunu Kabul Etmis Demektir.